Temmuz 2007

 

 


Yılmaz Ermis

Jeofizik Müh. - Spor Yazarı


Söyleşi : A. Bülent MELİK

   
- Sayın Ermiş, Konya Postası Gazetesinde "AMATÖRCE" adlı köşenizde özellikle spor'a ilişkin yazılar yazmaktasınız. Spor yazarlığına olan ilginiz nasıl başladı, neden spor yazarlığı?

- Benim sporla olan tanışıklığım babamın Türkiye'nin ilk beden eğitimi öğretmeni olması nedeniyle ile küçük yaşlarda başladı. Hayatım boyunca hep sporun içinde oldum ve halen de öyleyim. Spor yazarlığım ise spor'a olan aşkımdan ileri geliyor. Küçük yaşlardan itibaren hep sporla ilgili yazılar okudum. Gazetelere bakarsanız arka sayfaları hep sporla doludur. Tahsil hayatımda spor'un her türü ile uğraştım. Ama bu hep amatörce oldu. Biliyorum gazetelerin spor sayfaları ekseriyetle futbol ile doludur maalesef. Futbol'un dışında diğer branşlara ait değil haber hiç bir eleştiri yazısı bulamazsınız. Bu yüzden böyle bir boşluğu doldurabilmek için kendimi borçlu hissettim. Spor yazarlığım böylece başladı ve devam ediyor.


- Köşe yazılarınızda spor dışında başka konulara da yer veriyormusunuz?

- Halen Konya Postasında köşe yazarlığı yapıyorum. "AMATÖRCE" köşem dışında bir de "BİLGİ DAĞARCIĞI" adlı köşem var. Bu köşede Jeofizik ile ilgili bilimsel yazılar yazıyorum.

- Ülkemiz spor basınını nasıl buluyorsunuz? Amatör spora yeteri kadar önem veriliyor mu? Sizce eksiklik varmı?

- Spor basınımız genel anlamda imkânlar nispetinde iyi durumdadır. Teknolojik gelişmelere ayak uyduran spor basını çalışanları kendini geliştirme yolunda son yıllarda önemli mesafeler aldı. Bir çok arkadaşımız spor yazarlığını asli görevlerinin yanında ikinci iş olarak yapmakta, amatör yapı profesyonel mantık ile görevini sürdürüyor diyebilirim. Yerel spor basını olarak bazı eksiklikler olmakla birlikte bu genel yapıdan kaynaklanmaktadır.
Gazetelerin politikası açısından spor sayfaları ekseriyetle futbol haberleriyle dolu. Diğer spor dallarına pek fazla yer ayırmıyorlar. Bence bu bir eksikliktir. Kabiliyetli amatör sporculara spor sayfalarında yer verirsek, onları iyi yönde motive ve teşvik edilebileceğimiz kanaatindeyim.

- Sayın Ermiş, gazetelerin spor sayfalarına baktığımızda "Spor Haberleri" genellikle başarı ve başarısızlık, kazanmak ve kaybetmek çerçevesinde sunulmaktadır. Yıldız sporcular başarı durumunda sınırsızca göklere çıkarılmakta, başarısızlık durumunda ise gaddarca eleştirilmektedir.
Oysa bir sporcunun kendisini nasıl toparlayacağı ya da eleştirileri nasıl hazmedeceği konularına pek değinilmemekte hatta hiç yer verilmemektedir.

Bu eleştiriye katılırmısınız? Spor yazarlığının ve dolayısıyla kitle iletişim araçlarının kamuoyunda önemi ve rolü sizce ne olmalı?

- Tabiki bu eleştirilere katılmamamak elde değil. Geçmişten günümüze, hem sporun medyaya hem de medyanın spora etkisi olmuştur ve bu bir yerde kaçınılmaz. Sporun tüm dünyada bir sosyal olgu olarak genel kabul görmüş olmasında kitle iletişim araçlarının büyük rolü olmuştur. Bugün bir çok değişik spor dallarının dünyaya tanıtılıp yaygınlaştırılmasında, spora olan ilginin artırılmasında, kitle iletişim araçlarının çok büyük çabası ve etkisi vardır. Bunların yanı sıra sanılanın tersine artık spor medyayı kontrol eder ve yönlendirir duruma gelmiştir.

- Sporun medyayı yönlendirmesi nasıl oluyor, konuyu biraz açarmısınız?

- Medya sporun bunca değişik çeşidi; spor fizyolojisi, dinamometrisi, anatomisi, spor psikolojisi, spor hekimliği, antrenman planlaması ve periyotlaması, organizasyonu, yönetimi ve sosyolojik yönü karşısında gerekli uzmanlaşmayı gerçekleştiremediği için geride kalmıştır. Bu nedenledir ki, özellikle profesyonel spor, gazetelerin spor sayfalarını ve televizyonların spor programlarını ele geçirmiş durumdadır. Bu yüzden "spor medyayı yönlendirir" duruma gelmiştir" dedim.
Tekrar kile iletişim araçlarının kamuoyu üzerindeki etkilerine dönersek; iletişim a
raçlarının gelişimi sayesinde dolaylı veya dolaysız olarak spora ilgi duyan izleyici veya aktif spor yapan insanların çoğalmasına neden olduğu söylenebilir.
Diğre yandan özellikle toplumların siyasal, ekonomik ve sosyal alanlarda sağlıklı olarak gelişebilmeleri, o topluma mensup insanların sağlıklı olmaları ile sağlanabilir.
Bu nedenle insanlara, moral değerlerini yükseltici ve birbiri ile kaynaştırıcı aktiviteler yapmalarını sağlamak ve sporu her kesime yaymak ve sevdirmek durumundayız. Bunun için kitle iletişim araçları, özellikle genç nüfusumuzu da dikkate alarak sporu teşvik edici yayınlara yönelmeli, tüm spor dallarını tanıtıcı programlar, yazılar hazırlanmalıdır.
Özellikle spor köşe yazarları; sansasyonel yazılar yerine, daha gerçekçi davranıp ona göre bilgilendirme yazıları yazmalıdır.
Günümüzde ekonomik kaygılar nedeniyle kitle iletişim araçlarında tiraj ve
reiting kavgaları artmış, bunun sonucu spor kamuoyunun önemi daha da
belirginleşmiştir. Bu yüzden spor kamuoyunu sadece tüketici anlamda görmek yerine sporun birleştirici, bütünleştirici, sosyalleştirici yönünden ele almalı o yönde yayınlar yapılmalıdır. İnsanların sosyalleşmesi, bilgilenmesi için kitle iletişim araçlarına büyük görevler düştüğüne inanmaktayım.

- Ülkemizde spor yazarlığının kriterleri sizce nasıl olmalı?

- Spor yazarları öncelikle futbol'un popüler olma özelliği nedeniyle spor medyasını futbol medyasına dönüştürmemeliler. Gazete ve televizyonlar tiraj ve reiting kaygısı nedeniyle sporla fazla ilgisi ve bilgisi olmayan bazı popüler kişilere köşe yazarlığı veya yorumculuk yaptırmamalılar.
Yaptığım gözlemlerde, popüler olup, gazetecilik mesleğinin ve sporun dışında olan bu tür spor yazarlarının yarattığı sorunların başında dil bilgisi yanlışlıkları ve eksiklikleri, bir de bazı branşlardaki spor terimlerini bilmemeleri nedeniyle yerinde ve zamnında kullanamamaları gelmektedir.
Ayrıca yine bu tür spor yazarlarının, argo kelimeler kullandığı görülmektedir. Bundan kesinlikle kaçınılmalıdır. (Örneğin spor basınında dikkat çekmek amacıyla manşet başlıklarının şiddet, cinsellik, hakaret içermeyen ve argoyu çağrıştırmayan sözcüklerden seçilmeli). Tüm bunların yanında yazıların olabildiğince tarafsız bir şekilde yazılması da oldukça önemli.
Belki de tüm bu yanlışlıklar ülkemizde spor yazarı olmanın belirlenmiş bir kriterinin olmadığından kaynaklanıyor diyebilirim.
Spor basını "kamu görevi" sorumluluğu ile okuyucularının spor dalı tercihlerini de dikkate alarak verdiği spor haberi ile bilginin bütünleşmesi şeklindeki teşvik içeren mesajlar vererek görev yapması durumunda ülkemiz sporuna sağlıyacağı katkı büyük olur.


- Köşe yazılarınızı incelediğimizde sizin başarılı eski ünlü sporcularla röportaj yaptığınızı görüyoruz. Bu güne kadar kimlerle röportaj yaptınız?

- Zamanında yaptığı spor sayesinde Türkiye veya dünya çapında ün'e kavuşup sonra unutulmuş bir çok amatör sporcularımız var. Bunların isimleri maalesef zamanla unutuluyor. Halbuki yeni nesiller bunları tanımalı ve onları örnek almalılar diye düşünüyorum. Ben böyle sporcuların unutulmadıklarını, nasıl başarılı olduklarını genç neslimize anlatmak gayesiyle şimdiye kadar ulaşabildiklerimle röportajlar yaptım. İyi ki bu röpotajları zamanında yapmışım. Zira içlerinden bazıları Hakkın rahmetine kavuştular.
Genel olarak şunu söyleyebilirim ki; başarılı olmuş bu emekli sporcularımız Konya spor camiasına oldukça kırgın. Unutulmak onlara çok acı veriyor. Onları röportaj anında hatıralarını anlatırlarken gözlerinin yaşla dolduğunu gördüm. Ağlamamak için kendilerini zor tutuyorlardı. Benim önerim bu emektar sporcu arkadaşlara unutulmadıklarını hissettirelim ve onlarla biraz daha yakından ilgilenelim.
Şu anda 1. Türkiye liginde mücadele eden muhtelif branşlarda kulüplerimiz var. İlimize ve ülkemize emeği geçmiş böyle emektar sporcularımızı onurlandırmak için maçlarda kendilerine özel davetiye göndererek şeref tribünlerinde yer vermek sanırım çözülemeyecek bir sorun olmasa gerek.
Bu güne değin bir çok kişi ile röportaj yaptım. Müsaade ederseniz onların isimlerini vermeyim. Zira içlerinde belki unuttuklarım olabilir. Hiç olmazsa bu üzgün kardeşlerimizi benim unutkanlığımdan dolayı tekrar üzmeyim.

- Sayın Ermiş bu güzel sohbet için size teşekkür eder, spor yazarlığınızda başarılar dileriz.

Yılmaz Ermiş Kimdir?
1934 Burdur doğumlu olan Ermiş Burdur Sakarya İlk Okulunda, Orta Okulu Bolu'da Lise'yi ise Antalya'da bitirdikten sonra, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Jeofizik Mühendisliğinden mezun oldu.
İlk görevine Diyarbakır'da Alman Prakla Petol Arama Şirketinde başladı. Almanya'nın Hannover kentinde 3 ay ihtisas yaptı.
Askerlik görev dönüşü Diyarbakır DSİ ve ardından 1965 yılında Konya DSİ 4. Bölge Müdürlüğünde Yeraltı Sularında Jeofizik Baş Mühendisi olarak görev yaptı. 1995 yıında aynı kurumdan emekliye ayrıldı.
Boks, yüzme ve atletizm'de milli hakem olarak görev yapmış olup halen Atletizm İl Hakem Kurulu Üyesidir.
Uzun zamandır Konya Postası Gazetesinde Spor Yazarlığı yapmakta olan Yılmaz Ermiş'in "Amatörce" adlı köşe yazılarında bir çok sporcu, antrenör ve spor adamı ile röportajları bulunmakta.
Yılmaz Ermiş evli ve bir çocuk babasıdır.

 

Yılmaz Ermiş Herkes İçin Spor İl Temsilcisi Zehra SEZER'den Sağlık Yürüyüşü ile ilgili bilgi alırken.
H.İ.S Federasyonu Başkanı Göksel Arsoy ile röportaj.
Minik izci Yılmaz Ermiş (1940) Burdur.
Yılmaz Ermiş Atatürk Koşusunda (1949) Denizli.
Yılmaz Ermiş ve babası Nuri ERMİŞ.
Ermiş'in Babası Türkiye'nin ilk Beden Eğitimi Öğretmenlerindendi.
Bolu (1949)
Yılmaz Ermiş Almanya'da mesleği ile ilgili ihtisasta (1957).
Yılmaz Ermiş Üniversite'de fakülte arkadaşları
ile İsmet İnönü'yü ziyaretleri (1956).
 
 

© 2007 Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü

B. Ziya Eytemiz | Sami Yavrucuk | Muhittin Yıldız | Nezir Sonakın | İsmail Serim | Necati Yeğenoğlu | Vezir Balcıoğlu | Yusuf Yöreli | Haşmet Yöreli |
İhsan Soyalp
| Ali Kılınçoğlu |
Nusret Ergül | Duran Koçak | Hasan Özkaplan | Yılmaz Ermiş | Abdullah Loras | Naci Renklibay | Kerim Özbek | Sadık Keleş |
| Muzaffer Gezer | Orhan Şener | İlhami Coşkun | Mehmet Serin | Emin Görmüş | Haldun Üstel | A. Bülent Melik | Kenan Erdağı |