Şubat 2007
 
Ihsan SOYALP

Söyleşi: A. Bülent MELİK

- Sayın Soyalp, öncelikle davetimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Sizin Gençlik ve Spor teşkilâtına değişik bölümlerde görev yaptığınızı biliyoruz. Cimnastik sporuna nasıl başladınız? Zamanınız cimnastik sporu ile günümüzü karşılaştırdığınızda ne gibi farklar görüyorsunuz? Ülkemiz cimnastiğinin bu günkü durumu nedir?
   
 
İhsan SOYALP Kimdir?
  Sporcu, antrenör, uluslararası cimnastik hakemi ve spor yöneticisi olan Soyalp 02.04.1947 yılında Konya'da doğdu. 1967 yılında Konya Lisesinden ardından 1971 yılında Eskişehir İ.T.İ.A.'den mezun oldu.
Cimnastik sporu yaptığı dönemde 1965' de yılın sporcusu seçildi.
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünde Cimnastik Federasyonu Genel Sekreteri olarak göreve başladı. Bir süre Güreş Federasyon Genel Sekreterliği ve İdari İşler Şube Müdürlüğü görevlerinde bulundu.
1986 Yılında Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne atandı ve buradan emekli oldu.
Bir süre S.Ü. Güzel Sanatlar Tiyatro Bölümü öğrencilerinin cimnastik ve akrobasi derslerine girdi.
Cimnastik Federasyonu Merkez Hakem Komitesinde ve Eğitim Kurullarında çalışmalarına devam etmekte olup halen Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde fahri antrenör olarak ilimiz ve ülkemiz cimnastiğine katkılarını sürdürmektedir.

-
Cimnastik sporuna 1959 yılında arkadaş etkinliği ile başladım. Bu günkü Stadyum Güney girişi tarafında müstakil bir atletizm pisti vardı. Abdullah GÜROCAK, Hüseyin FIÇICI, Mustafa FERAHLAR ve Abdullah SOYALP'la birlikte bu piste ot minder sererek açık havada çalışırdık. Daha sonraları çalışmalarımızı Bölge Müdürümüz Sami YAVRUCUK'un girişimiyle bu günkü Atatürk Spor Salonuna aktarmıştık.

Benim başladığım devirlerdeki cimnastik sporunu ile şimdikini kıyaslarsak şunları söyleyebilirim; o günlerde hayal bile edemediğimiz elementleri bu günkü sporcularda izleyebiliyoruz. Oysa o günlerde insanoğlu bundan daha ileriye gidemez diyorduk. İşin tuhafı şimdilerde ilerisi için yine aynı düşüncedeyiz. Başka bir deyişle bu günlerde hayal bile edemediklerimizi gelecekte bakarsınız gerçekleştirmişler.

Diğer bariz farklardan bir diğeri ise bu spor dalına başlama ve müsabık yaşının oldukça düşmesi diyebilirim.
Diğer sorunuza gelince;
Devletin spor politikası değişmediği sürece dün de bu günde gelecekte de cimnastiğimizin durumu daha iç açıcı olamayacak sanıyorum.

- Bu spor dalında başarılı olabilmek ilk başta tabiki çok çalışmaktan geçiyor. Sizce dünya ve olimpiyat şampiyonalarında daha çok başarı elde etmenin yolu nedir, mevcut tesis ve antrenörler bunun için yeterli mi? Elit cimnastikci yetiştirecek teknik kadro kaç ilde var?

-
Her şeyde başarılı olabilmenin yolu çalışmaktan geçer. Büyük yarışmalarda başarılı olabilmek için her şey var ve yeterli. Eksik olan şey sistem ve yönetim. Elit cimnastikci yetiştirecek kadro en az üç ilimizde mevcut ama kullanamıyoruz. Devlet sadece yapılan harcamaların hesabını soruyor. Başarısızlığın hesabını soran yok.

- 2008 yılında Pekin' de yapılacak Olimpiyadlara ülkemizden cimnastikçi katılabilcek mi?

- 2008 Olimpiyadlarına katılabilecek kapasitede maalesef sadece 1-2 sporcumuz var. Sporcu sayısının artmasını umut ediyoruz.

- Federasyonun veya cimnastik kulüplerinin Okullarla ve İl Müdürlükleriyle yaptığı işbirliğini yeterli buluyormusunuz? Federasyon bu konuda nasıl bir yol izlemekte?

- Federasyon, kulüp ve okul üçgenini koordine edecek kurum İl Müdürlükleridir. Ancak herkes kendi menfaatinin peşinde koştuğu sürece işbirliğini tesis etmek pek mümkün değil. Federasyonların özerkliği neler getirecek merakla bekliyoruz. Federasyonunun bu günkü izlediği yolda; sporcularına her türlü imkanı tanımak ve sağlamak öncelik taşımaktadır. Bütün imkanlarımızla sporcularımızın yanında olmaya, Üniversitelerle işbirliği içerisinde antrenörlerimizin gelişimlerine destek olmaya devam etmekteyiz. Kulüpler, antrenörler ve hakemlerle periyodik olarak yaptığımız seminerlerde kendilerine; cimnastik branşında en önemli kaynağın okullar olduğu, okul içi sporun daha da geliştirilmesinin önemi devamlı anlatılmaktadır. Zira sporun istediği disiplin ve anlayış okul içindedir. Okul içi spora gereken önem verilmeden, bütün imkan ve destekler seferber edilmeden, sadece cimnastikte değil diğer branşlarda da sporun sağlıklı ve sağlam bir yapıya kavuşturulmasını beklemek oldukça zor görülüyor. Hem zaten bunun içindir ki, Anayasamızın 59. maddesinde; "Devlet her yaştaki Türk vatandaşının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır. Sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder. Devlet başarılı sporcuyu korur." hükmü yer almaktadır. Bu anlayışla spora büyük önem vermemiz, günlük hayatımızın vaz geçilmez bir unsuru olarak benimsememiz ve daha çok kitlelere ulaşmamız gerekmekte.

- Sayın Soylap bize zaman ayırdığınız için tekrar teşekkür ederiz.

***