| |
'1935 Üsküp doğumluyum. Bisiklet sporuna Yugoslavya'da Üsküp Sloge takımında başladım. 1953 yılında Yugoslavya milli takımı ile Ankara'ya geldim ve Ankara-İstanbul arasında yapılan yarışlara katıldım. Bolu-İzmit etabını kazandım. 1954 Yılında Türkiye'ye yerleşmek üzere tekrar Ankara'ya geldim. Türkiye'ye gelince ilk Hacettepe takımında yer alıp yarıştım. Daha sonra zamanın Beden Terbiyesi Bölge Müdürü Hürrem SOLAKLAR ile Konya Şeker Fabrikası büro şefi Kemâl ALPER' in teklifini kabul edip 1955 yılında burada işe başlayıp Konya' ya yerleştim.
Spor'u seven Kemâl Bey bana sürekli destek verdi. Eşim Emine hanım ile Konya'da tanışıp evlendik. Filiz ve Mustafa isimli bir kızım ve bir de oğlum var. 1980 Yılında Şeker Fabrikasından Rafineri Ustası olarak emekli oldum. Esasında kendimi her zaman Konya'da doğmuş hissettim. '
Sporculukta geçen yıllarım
'Bursa'da 1955 yılında yapılan 10 km.' lik saate karşı bisiklet yarışlarında Türkiye şampiyonu oldum. Zamanın güçlü bisikletcilerinin katıldığı ve Ankara-İstanbul arası uluslararası yol yarışlarında 1957 yılında birincilik elde ettim.
1962 Yılında yapılan Türkiye Bisiklet yol yarışlarında birinci oldum. Bu yarış zamanın en büyük yarışmasıydı. Takip eden yıllarda üç kez ikincilik kazandım. Bu başarıların ardından Türk Milli takımına seçildim. 1955 yılı Ocak ayında Mısır'da yapılan bisiklet yarışalarına katıldım. 1959'da Beyrut'ta yapılan Akdeniz Oyunlarında milli takımda yer aldım.
Konya'da bisiklet sporuna başladığım yıllarda ne rakibim ne de bu spor dalı ile uğraşan kimse vardı. Üstelik antrenman yapabileceğim herhangi kimse de yoktu. Bu durumu dönemin Beden Terbiyesi Bölge Müdürü Sayın Sami YAVRUCUK'a anlattım.
- Konya'da milli takım seviyesinde hiç bisiklet sporcusu yok, ileride milli takıma girebilecek bisikletciler seçelim, dedim.
Spor'u çok seven Sayın YAVRUCUK, bu teklifimi hemen kabul etti.
- Bölge Müdürü olarak sana her türlü desteğe hazırım. Ne istersen yapalım. deyince; ilimizde seçme amaçlı bir bisiklet yarışı düzenledik. Nusret ERGÜL, Rifat ÇALIŞKAN, Mevlüt BORA ve ismini burada sayamadığım Türk bisiklet sporunun unutulmayan dev şampiyonları işte bu seçmelerde ortaya çıkarıldı.
Ülkemizde yapılan her tür mesafe yarışlarında Türkiye şampiyonu oluyordum. Bir ara Konyaspor futbol takımının ilk kez birinci ligde yer aldığı yıllarda teknik direktör Çolakoviç ile kaleci Enver Lugugiç' in tercümanlıklarını yaptım. Bisiklet sporcusu olmama rağmen Konyaspor futboluna da bu şekilde katkıda bulundum.
Faal sporculuðu 1965 yılında bırakıp Konya Şekerspor Kulübünde antrenörlüğe başladım. O Yıllarda Bisiklet Federasyon Başkanı Sayın Feridun İNCULA beni Bisiklet Genç Milli Takım antrenörlüğüne tayin etti. Böylece 1972 yılında yapılan Münih Olimpiyadlarında milli takımın başında ben vardım.
Antrenörlük görevini bıraktıktan sonra o zamanki adı ile Bisiklet Ajanlığı (Bisiklet Federasyonu İl Temsilciliği) yaptım.
Sporculuk yaşamımda unutamadığım başka bir anımı anlatayım; 1960-1961 sezonunda yapılan bisiklet yarışlarında birinci olamayı aklıma koymuştum. Ancak müsabaka anında o kadar çok mücadele etmeme rağmen rakiplerimin hilelerine kurban gittim. Yarışma anında rakiplerimi motor deryar'ında çekip giderlerken, ben kendi gücümle mücadeleye devam ediyordum. Ancak buna nefesim daha fazla yetmemişti. Zira rakiplerim hileye başvurmuş, hiç yorulmadan motorla önüme geçmişlerdi. Oysa ben çalışarak dürüstçe ve bileğimin hakkıyla kazanmanın daha ahlaki olacağı düşüncesindeydim.
Tüm bunları anlatırken şunu da açık yüreklilikle söylemeliyim; sporculuk yaşantımda istemeyerek bir kez ben de hatalı bir yola baş vurdum. Hiç hak etmediğim bir birincilikti. Yani motorla filan kendimi çektirmedim tabii.. Uluslararası Marmara Turunda yarışıyorduk. Eceabat'a birinci girdim. Biga'ya koşacağız, ben bu derece sarp bir yokuş görmemiştim. Nefesim tükenince önümüzde giden kamyonların arkasından açtıkları rüzgarın (deryar'ına) ardına takılıp birinci geldim. Aslında öyle kolay, kolay gruplara kalmam ama bu yokuş bana çok zor gelmişti. '
Taş Yağmuru
'Diğer unutamadığım anılarım arasında biri daha var. O da şu 1959 Yılında Lübnan'ın Beyrut kentinde yapılan Akdeniz Oyunlarında 120 bisikletci arasında taş yağmuruna rağmen 19. olmayı başardım. Oysa tüm yabancı spor yazarları beni favori gösteriyorlardı. Ermenilerin sıkça bulunduğu bu ülkede ne yazık ki onların hışmından kurtulamamıştım. Müsabakanın yokuş çıkılan yerlerinde tam öne geçerken Ermeni seyircilerin taş yağmuru başlıyordu.. Haliyle geride kalıyordum. Bu şartlar altında yarışı tamamlamam bile bir mucizeydi ve ben bunu gerçekleştirdim.'
Rüzgâr
' Bisiklet sporunun en büyük rakibi rüzgardır. Müsabakalarda rüzgarı her zaman hesaba katmak gerekir. Güçlü olabilmek için, antrenmanları rüzgâr'a karşı yapmak gerekir. Başarılı olabilmenin yolu, çok çalışmaktan geçer.
Bu spor dalında dayanıklılık çok önemlidir. Öyle hileyle hurdayla bir yere varılamaz. Antrenörü sporcusunu yeri geldiğinde motorlarla çekecek.... Böyle şey olamaz. Şu anda bisiklet sporunun bu şekildeki gidişatını hiç iyi görmüyorum.'
'Konya için bir şeyler söylemek gerekirse; artık birlik beraberlik içinde olmanın zamanı gelmiştir. Bir zamanlar Türkiye'de bisiklet'e damgasını vuran Konya, eğer başarıyı yeniden yakalamak istiyorsa buna mecburdur.'

Kemal ALPER(Şeker Fab. Prs. Şefi), Yavuz ÇAKIR, Dursun Ali AKDERE, Sadık YALIN,
Saim KIYICI,
Kasım ŞEN, Nezir SONAKIN.
Telat TUNÇALP (Federasyon Bşk.) Nezir SONAKIN, Nusret ERGÜL, Ertan TEZEL,
Muzaffer ÖZTÜRK, Rifat ÇALIŞKAN.
*** |