Eylül 2007
 


Naci Renklibay

Gol Kralı - Efsane Futbolcu




Söyleşi : A. Bülent MELİK

 

- Sayın Renklibay sizi tanımak istiyoruz kısaca bize kendinizden söz edermisiniz?
- 1946 Konya doğumluyum. Çocukluğum Aslanlıkışla Dolav mahallesinde geçti. Altı erkek bir de kız kardeşim var. Bunlardan kız kardeşim hariç hepsi futbol oynadı. Ancak hiç biri spor yaparken öğrenimlerini aksatmadı. Bu nedenle bütün kardeşlerimle gurur duyuyorum. İlk Okulu Akçeşme'de, Orta Okulu ise Mevlana Orta'da tamamladıktan sonra Sanat Enstitüsü Metal bölümünden mezun oldum.

- Futbol'a nasıl başladınız?
- Futbol'a oldukça erken yaşlarda mahalle takımlarında oynayarak başladım.
Hayatım gol ile başladı gol ile bitti diyebilirim. Bizim çocukluğumuzda bu günkü futbol topları filan yoktu. Maçları tozun toprağın arasında yapar kir pas içinde kalır, akşam eve gidince epey azar işitirdik.

- İlk hangi takımda forma giymiştiniz?
- İlk 9 numaralı sarı-lacivert formayı Selçukspor'un özel bir maçlarında giydim. Rahmetli babam Bayram Selçukspor'un yöneticiydi. Sadece babam değil dayılarım, amcalarım, hala çocuklarım hep Selçuksporda oynuyorlardı. Ben de böylece futbola ilk adımımı Selçuksporla atmış oldum.
O tarihlerde resmi bayramlar'ın geçit resmi Alaattin civarında yapılırdı. Bütün spor kulüpleri bu törene iştirak ederlerdi. Ben bu törenlere ilk defa Selçukspor forması ile katılmıştım.

- Sizin bu kadar ünlü futbolcu ve gol kralı olmanızda kendi özel yeteneğinizin yanı sıra hangi antrenörlerin katkısı oldu?
- Benim futbolda ilerlememe ve şöhretli olmama yardımcı olan teknik adamları: Mehmet Köseler, Nazmi Meriç, Ali Pekatılır, Tevfik Türkkan (Tirit), Fahrettin Cansever, Sadettin Temeller, Beşiktaş'lı Faherettin ve Mehmet Şan'dır diyebilirim. Hocalarımız bizlere öyle bir spor ahlakı vermişti ki; futbol oynadığım süre içerisinde değil bir ceza almak sarı kart dahi görmedim.

- Selçukspor'dan sonra hangi takımlarda oynadınız?
- Karayollarında 35. Şube Şefliğinde işci olarak 1960 yılında göreve başladım. Aynı zamanda Yolspor tamında da futbol oynadım. Askerlik görvimi ise İzmir'de Karagücünde tamaladım.
Askerlik dönüşü o tarihlerde 2. lig'de olan Konyaspor takında yer aldım.. 1962 tarihinde Vefa takımında Mehmet Aktan (Sarı Mehmet) ile birlikte oynadım. Daha sonra 1971 yılında Ankara Gençlerbiriliğine transfer oldum.
Futbol oynadım süre içerisinde 300 'ün üzerinde gol atarak gol krallığı unvanımı hep korudum.
Büyük takımlardan bana sürekli teklifler geliyordu. Bir gün Beşiktaş takımı ile tüm ön görüşmeleri tamamlamıştım ki, Konyaspor yönetimi ne Beşiktaş'tan ne Fenerbahçe'den ne de Adanaspor'dan gelen tranfer tekliflerini kabul etmediğinden maalesef bu hayalim gerçekleşemedi.

- Ankara Gençlerbirliğine geçişiniz nasıl oldu?
- Daha önce gelen transfer tekliflerimi kabul etmeyen Konyaspor yönetimi o günlerde ekonomik sıkıntıya düşünce, devreye M. Ali Tuzcuoğlu ve Oğuz Atalay gibi hatırlı kişiler girerek beni Ankara Gençlerbirliğine tranfer ettiler. Üç yıl kadar bu takımda oynadım. Gençlerbirliğinde unutulmaz anılarım oldu. Seyirci ve spor basını beni o kadar çok benimsemişti ki; müsabaka sonuçları gazetelerde ertesi gün örnek olarak söylüyorum: " Naci: 3 Ordu: 1 " şeklinde veriyorlardı. Seyirciler maçlarda benim adıma bestelenmiş marşlar söylerlerdi.

- Futbol oynadığınız dönemde hangi ünlü sporcular vardı?
- Zamanımızın unutulmaz futbolcuları; Metin Oktay, Can Bartu ve Lefter gibi isimlerdi. Ben hep Metin Oktay'ı örnek alarak onun gibi gol'cü olmayı hayal ederek golcü oldum.

- Unutamadığınız bir çok anınız vardır bunlardan bir kaçını anlatır mısınız?
-" Ben Konyaspor da iken Davutpaşa ile 1970 yılında bir maçımız vardı. Maça çıkmadan idareciler ve bazı arkadaşlar " golleri hep Naci atıyor, bu defa biraz bize fırsat tanısın da biz de gol atsak" diye serzenişte bulunmuşlar. Ali Kaptan'ın yanında bana bunu ilettiler. Ancak Kaptan olumu ya önemli olan müsabakayı kazanmak.. Bırakın gol'e en yakın kimse o atsın.. diyerek beni savunmuştu. Maç çıktık arkadaşlara gol pozisyonu yaratmama rağmen maalesef atamadılar ve birinci devre 0-0 bitti. Devre arasında seyirciler ise takım içindeki bu durumu bilmediklerin hepimize çirkin tezahürat yapmışlardı.
İkinci dever Kulüp Başkanı rahmetli İsmail Çapar ve antrenör Sadettin Temeller yanıma gelip aman ha maç gidiyor artık ne yaparsan yap gol at dediler. İkinici devre maç başlayınca ağırlık gol atma üzerine plan yaparak 25-30 metreden 3 gol atınca maç 3-0 sona erdi. Soyunma odasına giderken seyirciler"İstersen atıyor, istersen atmıyorsun bu nasıl iş! diye bağırıyorlardı... Ben ise görevimi başarılı bir şekilde yapmanın mutluluğu içinde gidiyordum. "

"Trabzon-Gençlerbirliği lig maçı oynuyorduk 25. dakikada ceza alanı dışında top ittim önüme. Eski Beşiktaşlı Erkan ağabey ve Erdoğan üzerime sert şekilde geliyorlardı. Onların geldiğini görür görmez kendilerine müdehale fırsatı vermeden top'a öyle müthiş vurdum ki; top gol posttan çıktı geldi. Hakem Doğan Babacan 10 saniye sonra gol'ü verdi. Stad'da öyle bir sessizlik ldu ki öksürsen ileridekiler duyabilidi sanki... Maç'ı Necati Karakaya anlatıyordu. Maç'tan sonra benimle bir röportaj da yapmıştı..."

"19 Mayıs Stadında Gençlerbirliği-Ordu maçındayız. İlk göl'ü atmış ve 1. devre bitmişti. Devre arasında top toplayıcılar yanıma gelip " Bir arkadaşın gelmiş sizinle görüşmek istiyorlar" dediler. Yanlarına gittiğimde Konyaspor'dan takım arkadaşım Köksal Gürler o maç'a beni izlemeye gelmişlerdi.. Naci stada geç geldik attığın gol'ü göremedik artık bizim için de bir gol atarsın herhalde? diye espiri yaptılar. Ben de onlara merak etmeyin sizin buraya gelmenizi güzel bir gol ile süslerim diyerek şakalaştık. Ve 75. dakikada bir gol daha atarak arkadaşıma verdiğim sözü yerine getirmiştim".

"Konyaspor- Eyüpspor şampiyonluk maçlarından biriydi. Vefa Stadında çamur içinde oynanmıştı. Bir gün öncesinde Ali Sami Yen'de Beşiktaş-Samsun maçını seyrediyorduk. O maçta Sanlı güzel bir gol atmıştı. Yanımda duran Kaptan Ali dönüp; "Kaptan yarınki maçta bundan daha güzelini de ben atayım mı?" deyince... Vallahi Naci sen atarsın demişti. Ertesi gün maçın ilk yarısnda 1-0 mağlup duruma düşmüştük. İleriye yani santrafor'a yakın oynayıp gol atmayı amaçlıyordum. Nitekim ceza alanı dışından attığım şut'la top ağlardan çıkıp karşı duvardan geri gelmişti. Bir ara oyun içinde Ali Kaptanla şakalaşırken 85. dakikada arkadaşım Mahmut'tan ceza yayı dışına bir top geldi. Çamur nedeniyle top sanki büyümüştü. Koşarak sol ayağımla vurdum. Top iki köşe direklerine çarpıp alt demir'e indi ve gol. Bütün futbolcu arkadaşın hepsi üzerimde. Neredeyse çamurdan boğulacaktım. Ali Büyükbayram "Bundan daha büyük gol olamaz!" diye bağırıyordu.. Kaptan beni maç sonunda omuzuna alarak tribünlere taşıdı. Maç'ı izleyenler arasında Gündüz Kılıç 'da varmış. "Bu zamanda top'a böyle vuran birini daha önce hiç görmedim." diyerek beni Konyaspor'dan Beşiktaş Kulübüne transfer etmek için o günün parasıyla 500 bin lira vermişdi. Ancak beni o gün Beşiktaş'a vermeyen yönetim daha sonra Gençlerbirliği ile anlaştı.
Gençlerbirliği-PTT maçında 35 metreden attığım gol sonrası Gündüz Hoca yanıma gelerek başımı okşadı ve "Konyaspor'un alacağı olsun seni bize vermediler." diye hem sitem, hem de gol için tebrik etmişti...

Biz futbol oynadığımız dönemlerde forma aşığı idik. İlimizi ve kulübümüzü o forma ile temsil etmek bizim için her şeydi.
Bir de o günlerde üç büyükler dışında herhangi başka bir takıma tranfer ayıp karşılanırdı. Zira bizim o günkü forma ve kulüp aşkının yerini bu gün para aşkı almış.

- Futbol antrenörlüğünüz o günkü adı ile Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğüne geçişinizle mi başladı, hangi takımları çalıştırmıştınız?
Karayollarından 1978 yılında ayrılarak Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğüne memur kadrosu ile işe başladım. Böylece futbol antrenörlüğüne ilk adımı atmış olum.
Antrenörlük dönemimde Demirspor , Yolspor, Kültürspor, Meramspor, Köy Hizmetleri gibi takımlarını namağlup şekilde hep şampiyon yaptım. O yıllarda Konya Karması ile Türkiye finalini oynayıp malzeme yönünden imkansızlıklarla ancak 2. olabilmiştik. Konyaspor'u da 3'üncü 2'inci ve 1 ligde dar günlerinde zaman zaman çalıştırdım.

- Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğünden (Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünden) ne zaman emekli oldunuz, şimdi ne yapıyorsunuz?
- Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünden 1998 yılında emekliye ayrıldım.
Şimdi emekliliğin tadını Melihcan ve Oğulcan isimli torunlarımla ilgilenerek çıkartıyorum. Onları yüzme havuzuna götürüyor, spor'a kanalize etmeye çalışıyorum. İleride çok iyi futbolcu olacaklarına inanıyorum. Onlar geleceğin yıldızları. Naz ve Nisa isimli kız torunlarım ise iyi birer yüzücü olacaklar.

- Sayın Renlibay bize zaman ayırdığınız için teşekkür eder torunlarınıza başarılar dileriz.

 
Naci Renklibay Kimdir?

1946 Konya doğumlu olan Renklibay İlk öğrenimini Akçeşme okulunda, orta öğrenimini Karma orta okulunda tamamladı ve Sanat Enstitüsü metal bölümünden mezun oldu.
Memuriyete ilk başladığı yer Kara Yolları 3. Bölge Müdürlüğü. Askerlik görevini İzmir Karagücü'nde tamamlayıp terhis olduktan sonra futbol'a Konyaspor takımında devam etti. Mehmet AKTAN (Sarı Mehmet) ile Vefa'da oynadı. Daha sonra Ankara Gençlerbirliğinde devam eden futbol yaşantısında gol krallığını kimseye kaptırmadı.
Yirmi yıllık futbol yaşantısında sarı kart dahi görmedi.
Yedi kardeşten biri hariç hepsi zamanın en iyi futbolcularıydı. Kardeşlerinden Ali Osman'da kendisi gibi gol kralı idi.
Naci Renklibay, Kara Yollarından 1978 yılında ayrılarak Beden Terbiyesinde kadrolu Futbol Antrenörü olarak başladı ve aynı kurumdan 1998 yılında emekliye ayrıldı.

Renklibay eşi Şükran hanımla 42 yıldır evli olup Ferhan, Mustafa ve Serkan isimli 3 çocuk ve 4 torun sahibidir.


 
Naci Renklibay Gençlerbirliğinde
(1972)
 

 
Naci RENKLİBAY, Bayram Renklibay (Babası),
Ali Osman, Zahir, Habib, oğulları Mustafa ve Serkan
(1979)
 
 
Naci Renlibay Orhan Şeref APAK (Eski Futbol Federasyon Başkanı) ile Adanaspor'a transfer işini konuşurken.
Naci Renklibay Ankara Gençlerbirliğinde
Gol Kralı Naci Konyaspor-Düzce maçında kaleci Alex' e gol atarken.

Naci Renklibay (ortada)
 

 


Konya karması Adana karması ile bir Jübile maçına çıkarlarken...

Hakemler: Fikri Öztürk, Nedim Tuncel ve Şükrü Tellioğlu.
Konya Karması: Fethi, Mıcık Ali, İsmail, Ali Büyükbayram, Muhtar, Artuğ, Aydın, Naci, Hasan, K.Hasan ve Ali Palalı.
Adana Karması: Nevzat, Vedat, Necip, Yener, Sami, Halis, Fatih, Kemal Kılıç, Selaattin, Ali Osman ve Reşit.
(1972)


Konya'nın Dillere Destan Futbol Ailesi
Ayaktakiler: Ahmet, Kemal, Burhan, Zahir, Muammer, Mehmet, Mustafa, Kemal, Ejder, M.Ali, Ekrem, Mehmet,
Oturanlar: Hüseyin, Ali Osman, Miço Mustafa, İsa, Bayram, Osman, Ali, Naci, Habib, Mustafa, Serkan ve Metin.
(1979)
 
© 2007 Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü

B. Ziya Eytemiz | Sami Yavrucuk | Muhittin Yıldız | Nezir Sonakın | İsmail Serim | Necati Yeğenoğlu| Vezir Balcıoğlu| Yusuf Yöreli |Haşmet Yöreli| İhsan Soyalp | Ali Kılınçoğlu | Duran KOÇAK | Nusret Ergül | Hasan Özkaplan | Yılmaz Ermiş | Abdullah Loras | Naci Renklibay | Kerim Özbek |
|Sadık Keleş | Muzaffer Gezer | Orhan Şener | İlhami Coşkun | Mehmet Serin | Emin Görmüş | Haldun Üstel |