Mayıs 2007

 


NusretErgül
Milli Bisikletci-Antrenör



Söyleşi : A.Bülent MELİK

 

-Sayın Ergül, bize spor yaşantınızı kısaca anlatırmısınız bisiklet sporuna nasıl başladınız?

- Ben bisiklet spor'una başlamadan önce yaklaşık 3 yıl futbol oynadım. O yıllarda Sanat Enstitisünde öğrenciydim. Beden Eğitimi öğretmenimiz ise aynı zamanda Beden Terbiyesi Bölge Müdürü olan Sayın Bekir Ziya EYTEMİZ idi. Sayın Eytemiz beni basketbol, voleybol ve atletizm takımlarına da seçmişti. Bu arada ben Zaferspor'da sağ açık olarak futbol oynuyordum. Bir süre sonra Mehmet Şan'ın antrenörlüğünü yaptığı İdmanyurdu genç takımına geçtim ve 3 yıl kadar futbol oynadım. Atletizm dalında 10 bin metre yarışlarında Konya 2 'incisi, sırkla yüksek atlamada ise 1 'inci olmuştum.
İyi bir futbolcu olmayı hayal ederken 1960 yılı Nisan ayında yerel gazetelerde ve mağaza vitrinlerinde düz bisiklet yarışlarının düzenleneceğini yazan afişler gördüm. Bu yarışlara katılmak istiyordum ancak bisikletim yoktu. Fethi eniştemin kardeşi Mehmet Gülnaz'dan emaneten aldığım automoto marka düz bisikletle yarışlara katılmıştım.
Bu yarış eski İstanbul yolunda 10 km. olarak yapılmış ve beş hafta devam etmişti. Seksen sekiz kişi arasında 2 'inci olmuştum. Bisiklet yarışlarının son günü öğleden sonra sarı-yeşil renkli eski Konyaspor'a karşı 3-1 galip geldiğimiz maç'ta sağ açık kaptan olarak oynadım. O günkü maç'ta kafa ile bir de gol atmıştım. Bu maçta Hasan Altıoklar, Hafız Hikmet, kaleci Aziz ve Yener Soysal'da oynamışlardı. Bisiklet sporuna ilk adımımı bu maç'tan sonra atmış oldum.

- Yarış bisikleti ile ilk ne zaman yarıştınız?

- Lisanslı bisikletçiliğim Konya Şekerspor'da başladı. Emanet bisikletle katıldığım düz bisiklet yarışmalarının 2. ve 3. haftalarında 1'inci olunca Nezir Ağabey'in (Nezir Sonakın) dikkatini çekmişim. Bana yarış bisikleti verdi. Bu bisikletle 3 hafta süren pist yarışlarına katılıp birinci olunca bu defa Konya Şekerspor Bisiklet Takımına alındım. Takımda Nezir Sonakın, Mustafa Mest, Ahmet Yağcıoğlu, Kaya Tokgöz, Saim Kıyıcı ve Dursun Ali Akdere gibi zamanın ünlü sporcuları vardı. Artık futbol'u bırakıp bisiklet antrenmanlarına ağırlık vermeye başlamıştım. İlk yol yarışımı 1960 yılında Antakya'da Hatay Bisiklet Turunda koştum ve 18. olmuştum. Pist yarışlarında ilk müsabakam ise Haziran 1960 'ta Ankara'ya karşı oldu. Nezir ağabey 4 'lü takımda kendi yerine beni koşturdu. O gün Ankara'yı geçmiştik. Aynı yıl Türkiye Pist Yarışlarına katılıp Sait Toy'a geçilip maalesef elenmiştim.

- Aldığınız ilk Türkiye birinciliğini hatırlıyor musunuz?

- Tabiki hatırlıyorum. İlk Türkiye birinciliğini 1961 Yılında Adana'da yol yarışında kazanmıştım. Balıkesir'de ise pist'te tur atlama yarışında ilk Türkiye birinciliğim olmuştu.

- O tarihlerde pist yarışlarının yapıldığı bisiklet veledrom'u kaç ilde vardı.

- Türkiye'de bisiklet veledrom'u sadece Konya ve Balıkesir il'lerinde vardı. Yanılmıyorsam o tarihlerde Balkanlar'da başka bisiklet veledrom'u yoktu.

-Konya Atatürk Stadyumundaki mevcut bisiklet veledrumu şimdi müsabakalarda kullanılıyor mu?

- Maalesef o gün balkanlarda tek olan veledrom bu gün koşulan yarışlarda kullanılamıyor. Zira şimdiki pistlerin nizami ölçüleri ve eğimi değişti. Mevcut pist 500 metre, oysa şimdiki yarışlar 200 ve 333 metrelik pistlerde yapılıyor.

- Konya o tarihlerde bisiklet sporunun adeta merkeziydi. Milli Takım sporcularının hemen hemen hepsi Konyalı sporculardan oluşmaktaydı. Dünya Bisiklet Yarışlarına katılmanız nasıl oldu, takımda hangi Konyalı bisikletçiler vardı?

- Bisiklet sporu Konya'da yapılan en eski spor dallarından biridir. Konyalı bisikletciler o tarihlerde milli takımın deyim yerindeyse bel kemiği idi. Katıldığımız dünya şampiyonalarına gelince; 1962 Yılında İtalya'da yapılan Dünya Şampiyonasına gitmiştik. Takımda Nezir Sonakın, Ertan Tezer, Rifat Çalışkan, Kocaeli'den Muzaffer Öztürk ve ben vardım. Milano'da yapılan 190 Km.'lik Dünya Şampiyonasında 134 sporcu arasında 51. olmuştum. Rakiplerimiz 8,5 kğ.'lık biz ise 11,5 kğ.'lık bisikletlerle yarımıştık. Nezir Sonakın, Rifat Çalışkan, Ertan Tezer, Kasım Şen ve ben 1963 yılında Belçika'da Dünya Yol Şampiyonasına katılmıştık. Ben bu dünya şampiyonasında düşüp zaman kaybetmeme rağmen en iyi sonucu alarak 27. olmuştum. O tarihlerde dünyanın en ünlü bisikletcisi Eddy Merx birinci olmuştu. Türk takımından yarışı sadece ben bitirmiştim. Ardından 1964 yılında Nezir Sonakın, Rifat Çalışkan, Hasan Kılıç, Çetin Yüce ve ben Fransa'da yapılan Dünya Şampiyonasına gitmiştik. 174 Bisikletcinin katıldığı 190 Km.'lik yarışı 34. sırada tamamlamıştım. 1966 Yılında Hollanda'da yapılan Dünya Şampiyonasına katılmıştım. Milli Takım arkadaşlarım Rifat Çalışkan, Çetin Yüce ve Gürol Atasoy'du. 180 sporcunun katıldığı 194 kilometrelik yarışı tempoya ve parkura dayanamayıp hepimiz terk etmiştik. İspanya'da yapılan Dünya Şampiyonasına ise İtalyan antrenörümüz Gino Bartulicci beni götürmedi. Dünya Şampiyonalarına böylece 4 kez katılmış oldum.

- Dünya Şampiyonalarının dışında hangi yarışmalara katıldığınız?

- 1964 yılında Almanya'da yapılan Avrupa Şampiyonasına Rifat Çalışkan ile ben katılmıştım. Bu şampiyonada 18. olmuştum. Alman Bisiklet Federasyonu yetkilileri benim Almanya'da kalıp Wolsvagen Otomobil Fabrikası bisiklet takımında kalmamı istemişlerdi, ancak ben bu teklifi kabul etmemiştim. 1963'te İtalya'da Akdeniz Oyunlarına katılmıştık. On üç Takım arasında 5. olmuştuk. Ferdi klasmanda 122 sporcu arasında 21. olmuştum. 1965'te Tunus'taki Akdeniz Oyunlarına ise Mustafa Cengiz, Gürol Atasoy, ve Çetin Yüce katılmıştık. Bu yarışmada Çetin virajı alamayıp düşünce üçüncülüğü 4 saniye farkla kaybetmiştik. Ben ise ferdi sıralamada 15. idim.
Bulgaristan, Yugoslavya (Saraybosna), Türkiye ve Marmara Bisiklet Turlarında bir çok kez yarıştım. Etaplar kazandım. Pist yarışlarında defalarca Türkiye şampiyonluğu aldım. Pist'te yarıştığım yıllarda hiç geçilmedim. 1962 yılında İzmir, Aydın, Denizli gidiş-dönüş yarış birincisi olmuştum. 1966 yılında Türkiye Bisiklet Turuna Arjantin'den takım getiren eski milli bisikletçilerden Kirkor Cambazyan, beni kendisinin yerleştiği Arjantin'e götürmek istedi. Ancak Konya'ya ve ülkeme sporcu ve antrenör olarak daha yapacağım çok iş olduğuna inandığından ülkemi bırakıp uzaklara gitmek istemedim.

- Sayın Ergül bisiklet sporundaki başarılarınızın arkasında hangi antrenörler vardı?

- İlk antrenörlerim Nezir Sonakın ve Mustafa Mest ağabeylerimdir. Pist yarışlarına ise Saim Kıyıcı ağabeyim çalıştırırdı. Geceleri bile idman yaptığımı hatırlıyorum.

- Bisiklet antrenörlüğüne nasıl başladınız?

-
1964-1966 yıllarında Ankara Muhafızgücünde askerlik görevi dönüşü bir süre daha faal sporculuk yaptıktan sonra 1969 yılında müsabık sporculuğu bırakıp antrenörlüğe başladım. 1970 yılında ise o zamanki adıyla Konya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğüne Sayın Cemil Ergen'in Bölge Müdürlüğü döneminde Türkiye'de GSGM 'nün ilk kadrolu bisiklet antrenörü oldum. 1972 yılında Balıkesir'de Nenco Hristov'un kurs hocalığı yaptığı seminere katılıp antrenörlük diplomamı aldım. İlk Milli Takım Antrenörlüğüm 1974 yılında Türkiye turunda idi. Bundan sonra Libya, İran, Yugoslavya, Bulgaristan, Polonya, Sofya Bisiklet Turlarında Milli Takım Antrenörü olarak görev yaptım.

- Sayın Ergül Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü'nün 1960'lı yıllarda Jawa marka bir motosikleti vardı. Bu motosikleti antrenmanlarda mı kullanıyordunuz?

- Evet bu motosikleti Bölge Müdürlüğüne DMO'den benim teklifim üzerine aldırmıştık. Ben sporcuların yol ve pist antrenmanlarına bizzat bisikletle iştirak ediyordum. Ancak bu bir antrenör için çok yorucu oluyordu. Özellikle interval antrenmanlarda baya zorlanıyordum. Durumu Nezir ağabey ile Nail ağabeye (Nail Bülbül) açtım. Onlar da antrenmanlarda ve müsabakalarda kullanılmak üzere bir motosiklet alınmasını Bölge Müdürlüğünden talep ettiler. Sayın Cemil Ergen'de beni Devlet Malzeme Ofisinden Jawa marka motosiklet almak üzere İstanbul'a gönderdi. İstanbul DMO'den 4.-TL karşılığında alıp getirmiştim. Bu motosiklet yakın zamana kadar İl Müdürlüğünde faal olarak kullanıldı. Bu motosiklet en son Köy Hizmetleri Bisiklet antrenörü Ayhan AYTEKİN taraından kullanılmaktaydı.

- Sayın Ergül milli takım antrenörlüğü dışında hangi kulüplerde antrenörlük yaptınız? Yetiştirdiğiniz milli bisikletçiler kimlerdi?

- TEK Meram Spor Takımını dört yıl çalıştırdım. Şekerspor ve Köy Hizmetleri Takımlarını da bir süre çalıştırmıştım.
Yetiştirdiğim ve kendileriyle gurur duyduğum milli biskletçiler; kendi oğlum Savaş Ergül başta olmak üzere üzere Hasan Can, Mehmet Küçükçerezci, Mevlüt Bora, Tevfik Erdoğdu, Erol Küçükbakırcı, Yusuf Ecevit, Yaşar Tekin, Ömer Ali Erikci, Nurettin Kirpiksiz, Aziz Ay, Hüseyin Tığlı, Seyit Kırmızı, Harun Sencan, Adnan Tam, Ergun Esenkaya, Ali Azınç, Ufuk Özak, Bayram Çevirici, Fazlı Meral, Mustafa Şeker, Erol Öztorun, Harun Şencan, Harun Meşin, Hasan Gazyağcı, Hasan Özdengül, Davut Berber, Mehmet Şafakcı, Ünver Karagözcüler.

- Müsabık sporculuğunuz döneminde beğendiğiniz bisikletciler kimlerdi?

- Nezir Sonakın, Rifat Çalışkan, Ertan Tezer, Mustafa Cengiz, Hasan Selçuk, Sadık Keleş, Çetin Yüce, Gürol Atasoy, Sait Toy, Celal Fidan, Fehmi Kürkçü, Aytekin İpek, Hasan Kılıç, Cengiz Sanbol, Aytekin İpek, Kasım Şen,

- Mutlaka unutamadığınız bir çok anınız olmuştur bize bir kaçını anlatırmısınız?

- 1963 Yılında Belçika'daki Dünya Bisiklet Yol Şampiyonasındaydık. Bu müsabakaya 186 bisikletçi katılmıştı. Yarışmada bir Rus bisikletçinin peşine takılmış gidiyorken önümüzde bir grup yere düştü. Yol kapandığından ben de onlara çarpıp düştüm. Kalktığımda bir de baktım ön jant yok. İtalyan'ların ekip otosundan jant alıp yarışa devam ettim. Ön grubu artık görüyordum. Ancak tek olduğumdan onları yakalayamadım. Yarışı birlikte götürdüğüm Rus Kapitanov 25. ben de 2 dakika 27 saniye farkla 27. bitirmiştim. O yarışta rakiplerimin bisikleti 8,5 kğ. benim koştuğum bisiklet ise 11,5 kğ. 'dı. Yarışma anında 3 defa lastiğim patlamıştı. Eğer rakiplerimle aynı imkânlara sahip olsaydım ve önümdeki grup yere düşmeseydi bu yarışı birinci bitirebilirdim. Bu şampiyonada İtalyan bisikletci Vicentini 5 saat 10 dakika 20 saniyelik derecesiyle birinci olmuştu. Benim derecem ise: 5 saat, 16 dakika 15 saniye idi. Bu şanssızlık beni o yılki dünya şampiyonasında çok iyi bir deceden etti. Fakat her şeye rağmen o ana kadar hiç bir Türk bisikletçisinin ulaşamadığı dereceye ulaşmıştım. O tarihteki gazeteler "Türkler 21 Ülkeyi Geçti. Nusret Ergül Dünya Klasmanında 27. oldu." diye yazıyordu.

1966 Türkiye Turunda Balıkesir'deyiz.. Başta gazeteciler olmak üzere "Kaptan, yüzümüzü ne zaman güldüreceksin!" diyorlardı. O günkü ulusal gazeteler "Nusret Ergül kendinden bekleneni veremedi" diye yazıyordu. Bu yazılanları okuyunca kendi kendime bu müsabakada hayatımın yarışını koşacağıma söz verdim. Ertesi gün oldu Balıkesir- Bandırma etabını koşacaktık. O güne kadar hiç bir Türk bisikletcisi bu etabı alamamıştı. Yarışın sabah saatlerinde Bulgar Dimiter Kotev, ben ve Gürol Atasoy grubu bırakıp öne geçtik. Kotev daha "çabuk çevir Nusret..!" diyordu. Finişe az kala arkaya kalıp aniden atak yaptım... Yol parkeydi ve çok sarsıyordu. Son viraja içerden girdim. Kotev virajı dıştan alınca avantaj sağladım. Kotev çok sıkı çevirdi, fakat çizgiyi önde geçip birinci olmuştum. Bitiş yeri ana baba gününe dönmüştü. Beni omuzlarına aldılar. Bu yarışı hiç unutamam.

1969 yılında Konya'da yapılan Türkiye Şampiyonasında Seyit Kırmızı ile Hasan Selçuk önden kaçtılar. Ben ise Bulgaristan'dan iltica eden Ali Hüryılmaz'ı kontrol ediyordum. Dönüşte Hava Lojmanlarının önünde gruba yetiştik. Ben finişte Ali'ye bakarken Kocaeli'nden Hasan Sert aradan atağa geçip birinci oldu. Yarışı Hüryılmaz 2. ben 3. bitirdik. Kendi memleketimde yarışı kaybetmek bana çok ağır gelmişti. Çimlerin üzerine yığılıp hüngür hüngür ağlamıştım.


- Sizin gibi başarılı bisikletçi olmak isteyen gençlere önerileriniz nedir?

- Her şey sevgiyle başlar, gençler her şeyden önce bu spor dalında başarılı olmak istiyorlarsa bisiklet sporunu sevmeliler. Çok çalışmalı, arkadaşlarına saygılı olmalı, uyku ve gıdalarına da dikkat etmeliler. Antrenman zordur, ama iyi çalışan için müsabaka kolaydır. Sistemli bilimsel çalışan başarıyı yakalar. Bazı sporculara bakıyorum idman sevmiyorlar. Oysa biz daha önce de değindiğim gibi geceleri bile idman yaptığımız olurdu. Şimdiki gençler bizlerden daha şanslı. Biz 11,5 kğ cıvarındaki bisikletlerle dünya şampiyonalarına, olimpiyadlara katılıp dereceler alırdık. Oysa bu günkü yarış bisikletleri rakiplerimizin kullandıkları bisikletlerden çok da farklı değil. Bu günkü sporcuların giydikleri formaları, eşofmanları bizler giymedik.

- Sayın Ergül spor'un istediği disiplin ve anlayış okul içinde olduğu hepimizce bilinmekte. Okul içi spor'a önem verilmeden, bütün imkân ve destekler seferber edilmeden, sadece bisiklette değil diğer spor dallarının da sağlıklı ve sağlam bir yapıya kavuşmasını beklemek oldukça zor görülüyor, ne dersiniz?

- Bisiklet spor dalının zorluklarını hepimiz bilmekteyiz. Yetenekli sporcu seçmek ayrı bir zorluk, bulduğumuz yetenekleri eğitip performans sporcu haline getirmek ayrı bir zorluk. Tabi ki sizin belirttiğiniz gibi bu spor dalını diğer branşlarda olduğu gibi okullara yayabilirsek bu branşta da şu anda ileri gitmiş ülkeleri yakalama şansımız olur. Atletizm'de veya cimnastik'te olduğu gibi bisiklet branşı da okullar arası yarışma takvimine alınmalı, okullar arası bisiklet şampiyonaları düzenlenmeli.

- Sayın Ergül bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.


Nusret ERGÜL Kimdir?
Bisiklet sporunun gelmiş geçmiş en iyi sporcularından biri olan Nusret Ergül 1941 Konya doğumlu. Altınçeşme İlköğretim Okulundan mezun olduktan sonra Karma Orta Okuluna devam etti. Bir yıl sonra Ankara Ulus'taki Sanat Enstitüsüne kayıt oldu. Birinci sınıfta iken Konya Sanat Okuluna nakil yaptırdı ve bir süre tesfiye bölümüne devam etti. Bisiklet sporuna 1960 yılında başladı.
Ertesi yıl Milli Takımda yerini aldı. İlk antrenörleri Nezir Sonakın, Saim Kıyıcı, Mustafa Mest ve İtalyan antrenör Cinno Bartoluci idi.
Sekiz kez Cumhurbaşkanlığı turuna ve 4 kez dünya şampiyonasına katılan ergül 155 defa milli forma ile ülkemizi temsil etti.
1966 Yılında askerlik görevi dönüşü tekrar Şekersporda faal sporculuğa devam etti. 1970 yılında Konya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğüne kadrolu antrenör olarak atandı.
Bisiklet Federasyonu teknik kurullarında görev yaptı.
1993 yılına kadar antrenörlüğe devam etti ve aynı kurumdan emekli oldu. Evli ve 4 çocuk babası.

 

Nusret Ergül giydiği İlk milli forma ile (1961)

1962 Yılında İtalya'da yapılan Dünya Şampiyonasına katılna Türk Milli Takımı.
(Nusret ERGÜL, Ertan TEZER, Nezir SONAKIN, Rifat ÇALIŞKAN)

Milli Bisiklet Takımı İstanbul Dolmabahçe Stadında
Mustafa Palaska, Gürol Atasoy, Mustafa Cengiz, Nusret Ergül, Çetin Yüce ve Rifat Çalışkan (1963)
Cumhurbaşkanı Fahri KORUTÜRK Nusret Ergül'ü tebrik ederken.
Nusret Ergül, Arjantin Milli Takım antreörü Kirkor Cambazyan ile bir müsabaka sonrası.
Konya ve Bisiklet Milli Takım ağacının kökleri
Mustafa Cengiz, Nusret Ergül, Sadık Keleş ve Rifat Çalışkan
Nusret Ergül ve Sadık Keleş Emk.Bnb.
Tacettin Özsavaş ile birlikte.
Türkiye'nin katıldığı İlk Dünya Şampiyonası . (İtalya)
Hakkı Bekensir, Rifat Çalışkan, Muzaffer Öztürk, Nuret Ergül, İtalyan Antrenör, Nezir Sonakın, Ertan Tezer.
Nusret Ergül ve Erol Küçükbakırcı
Telat TUNÇALP (Federasyon Bşk.) Nezir SONAKIN, Nusret ERGÜL, Ertan TEZEL, Muzaffer ÖZTÜRK, Rifat ÇALIŞKAN.
Nusret Ergül (Antrenör), Ö.Ali Erikci (Mavi Mayo),
Ayhan Aytekin (Sarı Mayo) İran Bisiklet Turunda
 

© 2007 Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü

B. Ziya Eytemiz | Sami Yavrucuk | Muhittin Yıldız | Nezir Sonakın | İsmail Serim | Necati Yeğenoğlu | Vezir Balcıoğlu | Yusuf Yöreli | HaşmetYöreli |
İhsan Soyalp
| Ali Kılınçoğlu | Duran KOÇAK
| Nusret Ergül | Hasan ÖZKAPLAN |Yılmaz Ermiş | Abdullah Loras | Naci Renklibay | Kerim ÖZBEK |
| Sadık Keleş | Muzaffer Gezer | Orhan Şener | İlhami Coşkun | Mehmet Serin | Emin Görmüş | Haldun Üstel |