Mart 2010
 


Nail BÜLBÜL

Konya'nın Duayen Spor Yazarı

Söyleşi : A. Bülent MELİK

 


- Sayın Bülbül Konya'da spor yazarlığı ve muhabirliği deyince ilk akla gelen isim sizsiniz. Bir de sizi sizden dinlersek kendinizle ilgili neler söylersiniz?

- 1938 yılı Mayıs ayında sarı güllerin açtığı bir dönemde Kumköprü'deki bağ evimizde dünyaya geldim. Topraklık Kerimdede Mektep Mahallesi'inde Kerimler Caddesi'ndeki 15 numaralı Selçuklu mimarisinin örneği olan Cumbalı 2 katlı şehir evimiz vardı. İlkokul öğrenimime 1945 yılında şimdi yeşil alan olan yerde bulunan Topraklık Mektebi'nde başladım. 1950-1951 öğrenim döneminde Karma Orta Okuluna, daha sonra Lise'ye kaydoldum. Ancak evimizin okula uzak olmasıve o günün şartlarında ulaşım imkânı zor olduğu için ikinci sınıftan ayrılıp, 1954 Mayıs ayında şimdiki Kızılay Hastanesi'nin bulunduğu yerdeki Ticaret Borsası'nda memuriye başladım. Futbolu çok seviyorum. 1951 'de babamın aldığı Tesla marka radyodan Pazar geceleri uluslararası futbol hakemi ve spor yazarı Sulhi Garan'ın yayınladığı spor saatini büyük bir merakla dinlerdim. Fenerbahçe ve bir akrabamızın damadı olan Ankaralı Abdullah ağabey oynadığı için Konya Gençlerbirliği taraftarı idim. Her hafta Fenerbahçe Dergisi, Spor Alemi gibi spor mecmualarını alarak takımların ve futbolcuların resimlerini kesip saklardım. Daha ilkokulda iken şeker kâğıtlarından çıkan futbolcuların resimlerini biriktirirdim. Ortaokulda iken Hürriyet Gazetesi'nin foto muhabiri İsmet Gümüşdere'nin kardeşi, İstanbul Fotoğraf Ajansı'nın sahibi Himet Gümüşdere'den tanesi 25 kuruşa Fenerbahçeli futbolcuların fotoğraflarını getirtmiştim. Elli yedi yıldır arşivimde duran kaleci Cihat (Arman), Küçük Fikret (Kırcan), santrafor Suphi Ural, sol açık Halit Deringör, Lefter Küçükandoniadis, Ahmet Erol, Selahattin Torkal, Erol Keskin, Murat Akyüz gibi milli takımda da oynayan bu futbolcuların fotoğraflarını iki yıl önce benim kadar koyu Fenerbahçeli olan birisine hediye ettim.

- Gazeteciliğe nasıl başladınız?

- Gazetecilikle tanışmam 1954 yılına kadar uzanmakta. İstanbul'da yayınlanan "Türkiye Spor" gazetesinde bir çok şehirden spor haberleri verildiğini görünce, o zamana kadar Konya'dan hiç bir gazete'de haber çıkmadığından ben de bu gazeteye haber gönderme fikri oluştu. Mektup yazıp, Konya'dan spor haberleri vermek istediğimi bildirdim ve zarfın içine bir de haber koydum. Bu ilk yazım 7 Temmuz 1954'te "Konya'da Gül Kupası Atletizm Yarışları" başlığı ile Türkiye Spor Gazetesinde yayınlandı. Yazımın bu gazetede yayınlanması spor yazarı olmamaçısından özendirici oldu. Daha sonra Zafer'de bir süre önce yıkılıp yerine iş merkezi yapılan Küçükköylü Apartmanının bitişiğinde "Konya Fotoğraf Ajansı" adıyla açılan fotoğrafcıdan tanesi 25 kuruşa aldığım fotoğrafları ve bazı futbolcularla yaptığım röportajlar yayımlanınca bu mesleğe ilk adımımı atmış oldum. O tarihlerde gazetelerin maaş yada telif ücreti vermesi bahis konusu olmadığından mektup ve fotoğraf paralarını, hatta önemli bir haber olunca ara sıra açtığım telefonun ücretini bile kendim karşılıyordum. Meselâ, 1955 yılında Konya'da Jandarma Binbaşı Nuri Toran'ın 47.61 ile kırdığı Türkiye disk atma rekorunu telefonla bildirmek için PTT'de gece 2,5 saat sıra bekleyip, 240 kuruş ücret ödemiş, ertesi gün "Nail Bülbül Konya'dan bildiriyor" diye başlayan rekor haberini görünce adeta dünyalar benim olmuştu. Günümüzde Türkiye Olimpiyad Komitesi Genel Sekreteri ve Dünya Milli Olimpiyad Komitesi Fair Play Başkanı olan Erdoğan Arıpınar ile ünlü gazeteci ve radyo spikeri Halit Kıvanç da Türkiye Spor Gazetesi'nde yazıyorlardı.

- Yerel gazetede çıkan ilk spor haberiniz hangisiydi?

- İstanbul'da gönderdiğim haberler yayınlanmaya devam ederken, 1955'te şehrimizdeki bir gazetede de spor haberleri yazmak için bir gün Şahin Oteli'nin yanında 2. Noter Kâzım Tüzün'ün bitişiğindeki Yeni Konya Gazetesi ve matbaa ve idaresine gittim. Ancak yetkili birisini bulamayayınca, matbaacılar sokağında sağda eskiden Bolu Lokantası olan yerde bulunan Yeni Meram Gazetesi'ne uğrayıp, Yazı İşleri Müdürü Tacettin Öney'e spor yazıları yazmak istediğimi bildirdim. Tacettin Bey'in cevabı sadece "Peki yaz getir!" oldu. Başka bir kelime konuşmadı. O yıllarda gazetelerde spor haberi yazan kimse yoktu. Sadece maç'a gitmiş ve bir gazetede tanıdığı olan birisi varsa 2-3 satırlık haber çıkardı, o kadar. Ticaret Borsası'ndaki daktilo ile bir haber yazıp, zarfa koyarak ertesi gün öğle tatilinde Tacettin Bey'e götürürdüm. "Tamam" diyerek yazıyı alır ve başka bir şey söylemezdi. Ertesi gün yazım çıkmış fakat altına yazdığım "Nail Bülbül" imzası yoktu. Yeni başladığım için ayıp olur, isim meraklısı der diye niçin adım çıkmadı diye soramadım. Yazılarım çıkmaya devam ediyor, fakat iki ay geçtiği halde adım bir türlü yazılmıyordu. Bir gün Tacettin Bey; " Yahu Nail, ismim niye çıkmıyor diye merak etmiyor musun?" diye sordu. Ben de " Ağabey, siz bilirsiniz" karşılığını verdim. Bana "Acaba sebat edecek misin, adın gazetede çıktığı için sağa sola hava atacak mısın? diye denedim. Bu işe meraklı olduğunu anladım, bundan sonra ismini yazının altına koyacağım. " cevabını verdi. Nitekim 1955 yılı ortalarında haberler Yeni Meram Gazetesi'nde ismimle birlikte çıkmaya başladı.

- Ben sizi daha çok Yeni Konya Gazetesi'ndeki spor haberlerinden ve ulusal gazeteler'e verdiğiniz haberlerden hatırlıyorum. Yeni Konya Gazetesindeki çalışmalarınızdan biraz söz edermisiniz?

- 1959 yılında askerlik görevine gidinceye kadar Yeni Meram Gazetesi'nde spor haberleri yazıp, İstanbul'da yayımlanan Türkiye Spor ve daha sonra Spor isimli gazetelere spor haberleri göndermeye devam ettim. 1961 'de Ankara Mamak Muhabere Alayı'nda askerliğimi tamamlayıp döndükten sonra Yeni Konya Gazetesi'nin teklifini kabul ederek, 225 lira maaşla göreve başladım. 1960'lı yıllarda gazeteler hâlâ el ile diziliyor, spor haberleri ise iç sayfalarda yer alıyordu.Bir müddet sonra Yeni Konya intertyp makinesi satın alıp, kurşun harflerle dizilmeye başlayınca, ben de Konya'da ilk defa olarak Yeni Konya Gazetesi'nde tam spor sayfası hazırlamaya başladım. Sayfada, Ankara'da Denizciler Caddesinde yaptırdığımız bazı önemli klişeler veya Konya'dan spor haberleri gönderdiğim Günaydı, Dünya, Yeni İstanbul, Cumhuriyet, Foto Spor, Gün ve Son gibi gazetelerden temin ettiğimiz spor klişelerine yer vererek, spor sayfasına güzel bir görüntü kazandırmaya gayret ediyordum. 1964 yılında Cumhuriyet Gazetesi Konya Spor Muhabiri olduğum sırada tanıdığım bir gazetenin Spor Müdürü ve Türkiye Spor Yazarları Derneği Genel Merkezi Sekreteri olan Erdoğan Arıpınar'ın teklifi ile Konya'da TSYD (Türkiye Spor Yazarları Derneği) Temsilciliğini faaliyete geçirerek, 1987 yılına kadar görevi sürdürüp, Konya şubesinin temelini atmış oldum.

- Sanırım Yeni Konya'da Spor Müdürlüğü de yapmıştınız.

- Evet Yeni Konya'da Spor Müdürü olarak görev yapmıştım. Yeni Konya'da çalıştığım tarihlerde şehrimizde yayınlanan gazeteler baskı ve haber açsından istenilen kalitede olmadığı için Yeni Konya, Yeni Meram, Sabah, ve Şehir Postası gazetelerinin sahipleri Mustafa Naci Gücüyener, Ahmet Bahcıvan, Rıdvan Bülbül, Emin ve Hayri Ergene kardeşler birleşme kararı alıp yeni bir şirket kurdular ve "Yeni Konya" adıyla tek bir gazete yayınlamaya karar verdiler. Ben de bu gazetede 350 lira maaşla yarı profesyonel sayılabilecek şekilde Spor Müdürü olarak görev yapmıştım. Mevlâna Caddesi üzerinde Yeni Meram Gazetesi'nin mülkü olan binanın alt katında faaliyete geçen Yeni Konya, geniş kadrosuyla Konya'da ilk defa kurulan klişe atelyesi, intertyp dizgili ve resimli olarak çıkmaya başlıyordu. Yazı İşleri Müdürlüğünü ise Rıdvan Bülbül yapıyordu.

- İletişim Fakültelerinin açılması ve gelişen teknoloji ile günümüz spor yazarlarının işi daha kolaylaştı ve daha şanslılar diyebilir miyiz? Zamanınız ile kıyasladığınızda neler söylemek istersiniz?

-Dün ile bu gün teknolojik olarak kıyas kabul edemez değişikliklere sahip. Hem habercilik, hem köşe yazarlığı hem de yazı kadroları olarak, bu böyle. Zamanımızda her gazeteyi bir'er kişi yönetirdi. Örneğin Yeni Meram Gazetesi'nde Tacettin Öney, Yeni Konya Gazetesi'nde Namık Ayas, Babalık Gazetesi'nde Yusuf Mazhar... Eskiden her gazete'de bir baş yazı bulunurdu. Burada yerel haber yerine ulusal gazetelerden alıntı haberler yer alırdı. Fotoğraf kullanmak için Ankara'ya fotoğraf gönderilir klişesi yaptırılıp onlar kullanılırdı.Bu günün teknolojisi ile çalışmak çok kolaylaştı. Ancak eski kalite kesinlikle yok.
Gazeteciliği bana öğreten olmadı. İstanbul Gazeteleri'nden nasıl haber yazıldığını okuyup, kendimi geliştirmeye çalıştım. Şimdi kesip sakladığım o ilk yazılarıma bakınca, ne imlâ hataları, ne cümle düşüklükleri yaptığımı fark ediyorum. Günümüzde muhabir adayları daha ilk günden haberin nasıl yazılacağını öğrenmeden altına isimlerini yazıyor ve ne yazık ki sorumlular da sayfaya koymakta bir sakınca görmüyorlar. Eskiden Yazı İşleri Müdürleri gazeteciliğe aday olan gençleri kırk defa ölçer biçer, ağır başlı olup olmadığına bakar, iyi bir gazeteci olacağına kanaat getirdikten sonra hakkında karar verirlerdi. Eskiden gazetecilik bir heves işi idi ve fahri olarak yapılırdı.

- Sayın Bülbül, spor ile aranız nasıl? Yarışmacı olarak spor yaptınızmı?

- Bu günkü maçların oynandığı Atatürk Stadyumu; 1949 yılında aynı zamanda Bölge Başkanı olan Vali Refik Şefik Soyer'in görevi sırasında inşaa edilmeye başlamıştı. Bir Pazar günü bisiklete atlayıp, arkadaşlarla bu sahayı görmeye gitmiştik. Henüz hiç tribün yoktu ve sadece çimleri ekilmişti. Mevcut açık trübün tarafındaki tahta kapının aralığından sahaya bakıp, bir gün biz de bu çim sahada oynayacak mıyız? diye düşünmüştüm. Kısmet oldu, 1952 yılında sarı yeşil formalı eski Konyaspor'a lisansım çıktı, antrenmanlara başladım ve Karagücü'ne 5-2 yenildiğimiz maç'ta ilk defa bu sahada sağ bek oynamıştım. O günkü takımda Futbol Hakemi İhsan Döner'in kardeşi Ayhan, İdmanyurdulu Yıldırım, Sanat Okulu talebesi Kâzım, kaptan Hüsamettin Sakarya, bankacı Ayhan gibi futbolcular vardı. Kalecimiz ise sonra İdmanyurdu'nda oynayan Ahmet Yaman'dı. Ticaret Borsasında çalıştığımdan idmanlara katılmam mümkün olamayınca futbol hayatım uzun sürmedi. Bu sebeple içimdeki spor sevgisi spor yazarlığına dönüştü.

- Sayın Bülbül bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.
 
Nail BÜLBÜL Kimdir?
 

Konya 1938 doğumlu. İlkokulu Topraklık, Orta Okulu Karma Orta Okulunda tamamladı. Lise 2. sınıftan ayrılıp 1954 yılında Ticaret Borsasında memuriyete başladı. Aynı yıl İstanbul'da yayınlanan "Türkiye Spor" gazetesinin Konya muhabirliğine başladı.

Yerel basındaki spor yazarlığuı ise 1955 yılında Yeni Meram Gazetesi ile başladı. Yeni Konya Gazetesi'nde 17 yıl olamak üzere 2005 yılına kadar çeşitli gazetelerde spor yazarlığı yaptı.

1999 Yılında Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'nden Fair Play ödülü, Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesinden Konya'da Yılın Gazetecisi ödülü aldı.

Gazetecilikte geçirdiği 56 yıllık tecrübe onu Konya'nın yaşayan en eski spor tarihcisi yaptı.
Spor yazarlığının yanı sıra 1981 yılından başlayarak 9 yıl Bisiklet İl Temsilciliği yaptı.

Bisiklet ve Atletizm hakemliği de yapan Nail Bülbül Ticaret Borsası'ndan 1979 yılında emekli oldu. Evli 4 çocuk 7 torun sahibidir.

 
 

   
Konyalı Bisikletciler 1984 Yılı Türkiye Şampiyonasında Konya Valisi Kemal Katıtaş ile.
Nusret Ergül, Emniyet Md.Yrd. ... , Vezir Balcıoğlu, Kemal Katıtaş, Nail Bülbül, Sadık Keleş, Nurettin Kirpiksiz, Tevfik Erdoğdu, Hasan Can. (Öndekiler); Vedat Benli, Sadettin Kızıl, Salih Türkoğlu, Kerim Demirbağ, Sadi Ebesek, Ayhan Aytekin, Abdullah Tuş, Ali Badak.
   
   
Marmara Bisiklet Turu (1963 - Topkapı)
Nusret Ergül, Rifat Çalışkan, Ertan Tezel, Nezir Sonakın, Mustafa Mest, Muammer İbalı ve Nail Bülbül.
   
   
Nail Bülbül Yılın Gazetecilik Ödülünü 2. Ordu Komutanı Org. Bedrettin Demirel'den alırken. (Ortadaki Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ali Rıdvan Bülbül)
   
   
İsviçre Bisiklet Turuna katılan Konya Takımı.(1978)
Nail Bülbül, Zeki Ülker, Eski Spor Genel Müd. Zekai Baloğlu, Günaltay Şibay İsviçre'deki Türk Konsolosu, Cemil Ergen, Sadık Keleş, Erol K.Bakırcı, Seyit Kırmızı, Yusuf Ecevit vd.
   
   
Türkiye 2. Lig 1. Kademe atletizm Müsabakasında Vakit Hakemleri. (Sedat Gücüyener, Mehmet Serin, Nail Bülbül ve İsmet Demir)
   
   
Nail Bülbül İstanbul Olimpiyat Evinde TMOK Başkanı Sinan Erdem'den Fair Play Ödülü alırken. (06.05.1999)
   
   
Erol İlday, Nail Bülbül ve Oğuz İyioldu
TSYD Konya Şubesini açtıkları gün.
   
Nail Bülbül Konya'nın efsane futbolcusu Mehmet Oktut ile .
Beden Terbiyesi Bölge Müdürü Cemil Ergen, Gazeteci Nail Bülbül ve Spor Şube Müdürü Zeki Ülker.