|
-Sayın Gezer üç yıldır Tenis Dağcılık ve Su Sporları Kulüp Başkanlığı yapmaktasınız. Spora olan bu ilginiz yeni mi yoksa öncesi varmı?
- Spora olan bu ilgim elbette yeni değil öncesi var. İlkokulda hocalarımın teşviki ile güreşirdim. Orta Okul ve Lisede futbola yöneldim ve bu dönemlerde amatör bir takımda ve okul takımlarında futbol oynadım.
1989-1991 yılları arasında bu günkü adı Sanayi Spor olan İttifak Spor Kulübünde iki sezon Kulüp Başkanlığı yaptım. İsmail Koyuncu ile birlikte takımımızı şampiyon yapmıştık. Takımı Çumralı Mehmet Hocamız çalıştırıyordu. Kurduğumuz kadrodan o yıl Ali İhsan'ı Konyaspor Kulübüne kazandırdık. Ancak işlerimizin yoğunluğu nedeniyle daha sonra yönetimi devrettik.
Şu an Tenis Dağcılık ve Su Sporları Kulüp Başkanıyım. Kulüp olarak; Konya'nın tenis sporunda daha ileri seviyelere gelmesine nasıl katkıda bulunabiliriz? Bu spor dalını çocuklar, gençler ve her yaştan insana yaptırabilmek için kortlara nasıl çekebiliriz, yaygınlaşmasını nasıl sağlayabiliriz? onun uğraşı içerisindeyiz.
- Kulübünüzün adı "Tenis Dağcılık ve Su Sporları" dağcılık ve su sporlarında herhangi bir etkinliğiniz varmı? Kulübünüzle iligli biraz bilgi verirmisiniz?
- Tenis Dağcılık ve Su Sporları Kulübü 1985 yılında kuruldu. Forma rengimiz kırmızı-lacivert. Kulübümüzün yapmayı taahhüt ettiği spor dallarından şimdilik tenis sporuna ağırlık verip bu branşı 1. lig'e çıkarmayı planlıyoruz. Ancak bu hedefimize ulaştıktan sonra diğer taahhüt ettiğimiz spor dallarında da etkinliklere başlamayı düşünüyoruz. Nitekim dağcılık faaliyetimizi geçen ay antrenörümüz Celalettin KARA nezaretinde başlattık. Önümüzdeki aylarda kulübümüze sporcu kaydı ile bu spor dalında da faaliyetlerimizi sürdüreceğiz.
Kulübümüzün enteresan bir durumu vardı. Lisanslı sporcularımız ve malzemelerimiz olmasına karşın kortumuz yoktu. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile geçen yıl yaptığımız görüşmeler sonucu 2+1 kort ile sosyal tesisi 10 yıllığına kiraladık ve Konya'ya ilk kez Kapalı Kort yaptık. Şu anda doğal gaz bağlantısı da tamamlanan kort yaz kış sporcularımıza hizmet vermekte. Kort sorunumuzu böylece gidermiş olduk.
Açık ve kapalı Kort ile sosyal tesisilerimizle burası örnek gösteriliyor. Üyelerimiz, resmi kurumlar, Konyaspor ve Meram Voleybol Takımımız yerli ve yabancı konuklarını burada ağırlıyorlar. Kulübümüze gelen spor adamları ve spor yazarları tesise hayranlıklarını ifade ediyorlar.
- Sayın Gezer sporcularınızın başarı durumları ve gelecekteki hedeflerinizi anlatırmısınız?
- Kulübümüz 2. Tenis liginde mücadele ediyor. Geçen yıl müsabakalar İzmir'de oynandı. Çok arzu ettiğimiz halde kort sayımız yeterli olmadığı için Federasyon maalesef buraya müsabaka vermiyor. Bu nedenle bu güne değin tüm maçlarımızı İzmir'de oynadık. Gelecekteki hedefimiz kız ve erkek takımlarımızı 1. lige çıkarmak olacak ve bunun için mücadele vereceğiz. Geçen sene erkek takımımız şansızlık eseri finalde kaybetmişti. Bu yıl hedefimiz demin de söylediğim gibi erkek takımımızı 1. lige yükseltmek olacak. Temel hedefimiz kulübümüze kendi mülkü olan tenis kortlar, yüzme havuzu ve sosyal tesislerini kazandırmak.
- Yaz aylarında açtığınız Tenis Spor Okulu'na katılım nasıl, istediğiniz sportif verimi alabiliyormusunuz? Tenis öğrenmek veya oynamak isteyen çocuklara ve velilerine neler söylemek istersiniz?
- İlk başta söyleyeceğim şu, spor yapan çocuk hiç bir zaman kötü alışkanlıklar edinmez. Hepimizin en değerli varlığı olan çocuklarımıza spor alışkanlığını velileri ve antrenörlerinin desteği ile birlikte verdiğimizde çok daha güzel etki bırakacağı kanısındayım.
Şu anda kulübümüze 6-16 yaş grubunda 95 kayıtlı öğrenci sporcumuz var. Bu yetenekli öğrencilerimi geçen yaz döneminde 2 bayan 2 erkek antrenör nezaretinde özenle yetiştirdik.
Bunların arasından seçtiğimiz 25 sporcuyu ise müsabık olarak hazırlamaktayız.
Mevcut takımımızda ise şu an 17 yaş üzeri 12 erkek, 6 bayan sporcumuz var. Bu sporcularımızdan bir kaçı Türkiye'de derece yapabilecek düzeydeki takımımızın bel kemiği sporcularımız.
- Bu çalışmalarınızla bir yerde alt yapıyı canlı tutup kendi müsabık sporcularınızı kulüp olarak kendiniz mi yetiştiriyorsunuz?
- Evet bunu gurula söyleyebilirim. Tenis sporunu başlama yaşında olan ve sporla ilk kez tanışan çocukları deyim yerindeyse sıfırdan alıp tenis oynayabilir şekle getirmek kulüp antrenörlerimizin bir kaç yılını alıyor. Esasında işin en önemli ve zahmetli aşamalarından birisi bu. Bu aşamada minik sporcuların velileride aynı heyecanla bizleri hiç yanlız bırakmıyorlar. Dolayısı ile Kulüp, antrenör, aile ve sporcular hep birlikte alt yapı için çaba sarf ediyoruz.
Geçen yıl açtığımız yaz okullarına tahminlerimizin çok üzerinde bir taleple karşılaştık. Katılım bu denli fazla olunca içlerinden bu spor dalına başarılı olacak yetenekli sporcuları bulmak ve kulüp alt yapısını oluşturmak da kolaylaşıyor.
- Türkiye tenisini nasıl görüyorsunuz?
- Türkiye'de tenis gerçekten her gecen gün biraz daha iyiye gidiyor. Bazı
yurt dışı başarılar geldikçe insanlar bu spor dalında bir şeylerin olabileceğini görüyorlar yaptıkları ve
yapacakları işe inanmaya başlıyorlar. Artık ülkemizden de bir çok kisi
yurtdışındaki turnuvalara oynamaya gidiyor. İleride Türkiye'den daha büyük
başarılar çıkacağına inanıyorum.
- Konya'da tenis sporuna ilgi, katılım sporcu sayısı önümüzdeki yıllarda daha da artarsa mevcut kortlar bu talebi karşılayabilecekmi?
- Biz kulüp olarak üzerimize düşen her türlü vazifeyi yapıyoruz. Ancak önümüzdeki yıllarda değil bu gün dahi kort sayısı oldukça yetersiz ve mevcut talebi zor karşılıyor.
Daha öncede değindiğim gibi kort azlığından lig müsabakalarını bile burada yapamıyoruz.
Bu gün dünyada en çok oynanan ve seyredilen bir branş haline geldi tenis sporu. Bazı ülkelerde 14-15 bin seyirci kapasiteli tenis kortları görmekteyiz. Sanırım İstanbul'a da böyle bir kort yapımı plânlanmakta. Biz bu sporu Konyalılara sevdirmeye, çocukları ve gençleri mevcut spor sahalarına çekme gayreti içindeyiz.
- Tenis'i her yasta oynanabilen bir spor dalı olarak biliyorum. İlimizi hatta ülkemizi veteranlarda müsabık olarak temsil eden Konyalı sporcularımız var. Veteranlara özenerek siz de tenis oynuyormusunuz?
- Doğrusu onlara özenmiyorum desem yalan olur . Ancak müsabık olarak değil ama zaman buldukça kortlarda arkadaşlarla kendi aramızda oynuyoruz. Sizinde söylediğiniz gibi tenis sporu her yaşa hitap eden bir spor dalı.
- Sayın Gezer uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirebilmek için bu günden bir plân veya çalışmanız varmı?
- Biz kulüp olarak her zaman söylediğim gibi bu sporu çocuklara ve gençlere sevdirmek ve onlara spor sahalarına çekme için uğraşmaktayız. Kulübümüzün etkinliklerini internet üzerinden gösteren bir web sitesi kurma çalışması başlattık. Web sitemiz yakında sporcularımızın ve üyelerimizin hizmetine sunulacak.
Önümüzdeki 10 yıl içerisinde kulüp olarak dağcılık ve yüzme spor faaliyetlerine de ağırlık vermeyi plânlamaktayız.
-Tenise başlamayı düşünen çocuklara, gençlerimize ve velilerine neler önerirsiniz?
- Tenis çok geç yaslara kadar oynanabilen, hem fiziksel olarak hem sosyal
olarak hayatınıza kattıklarıyla çok önemli bir spor dalı.
Günümüzde hemen hemen bütün aileler çocuklarının gelişim dönemlerinde ne kadar erken olursa o kadar iyi olur düşüncesiyle, çocuklarının spor yapmalarını isterler ve bununla birlikte çocuklarına hangi spor dalının nasıl faydalı olacağı konusunda hep bir endişe içindedirler. "Hangi spor dalı çocuğum için daha uygundur?", "Spora kaç yaşında başlamalıdır?", gibi sorular ailelerin merakla cevap aradıkları sorulardır.
Oysa tenis sporuna başlama yaşı 6, lisans çıkarma yaşı ise 8 'dir. Ayrıca bu spor dalı çok geç yaşlara kadar oynanabilen, hem fiziksel olarak hem sosyal olarak hayatınıza kattıklarıyla çok önemli ender branşlardan biridir. Çocuklar açısından ise tenis oynarken eğlenebilecekleri, hareket edebilecekleri bir aktivite bulunmaktadır. Bu aktiviteler ve egzersizler sırasında görecekleri diğer faydalar ise paylaşmayı öğrenme, arkadaş edinme ve en önemlisi kendine güven kazanmalarına yardımcı olacaktır.
Yarışmacı (profesyonel) anlamda olmasa bile hobi olarak da seçilebilecek en güzel bir spor dalıdır diyebilirim.
Çocuklarımıza ve ailelerine tenis hayatınızın bir parçası olsun diyorum.
Yarışmacı olmak isteyen gençlere ise ailelerinin destek olmalarını ve de inandıkları yolda inatla sabırla çok
çalışarak yürümelerini öneriyorum.
- Sayın Gezer, bize zaman ayırdığınız ve bizimle bu söyleşiyi gerçekleştirdiğiniz için teşekkür ederiz.
|