Ekim 2008
 
Kenan Erdagı
Beden Eğitimi Öğretmeni
Eski Milli Sporcu



Söyleşi: A. Bülent MELİK





-Sayın Erdağı, her spor dalının kendine özgü kuvvet artırıcı ağırlık çalışmaları yaptıkları bilinmekte. Ancak ağırlık spor'u deyince herkesin aklına hemen halter branşı geliyor. Vücut Geliştirme
(Body Builder) salt ağırlık çalışmasına dayalı olarak yapılan branşlar mıdır?
   

- Ağırlık antremanı iskelet kaslarının hacmi ve gücünü arttırmaya yönelik bir egzersiz çeşididir. Ayrıca her spor dalı için gerekli ve geçerlidir.
Vücudumuzdaki istemli kas gruplarının çalıştırılması, güçlendirilmesi, dayanıklılıklarının arttırılması bu antrenmanlara bağlıdır. Genel olarak vücudumuzdaki temel kas grupları; Göğüs, trapez, omuz, pazu (biceps), üçbaşlı kas (triceps brachii), ön kol, orta sırt, kanat, karın, alt sırt, ön bacak ve arka bacak şeklinde sıralayabiliriz.

Vücut geliştirme ise; her ne kadar rekabete dayalı bir spor dalı olmasa da, çeşitli zorunlu pozlarla, jüri önünde müzik eşliğinde fiziksel görünüşlerini çeşitli hareket serileriyle sergileyerek yarışılan bir spor dalıdır diye özetleyebirim.

- Ağırlık çalışmaladında hedeflenen nedir?

Ağırlık çalışmalarında hedeflenen amaç; çeşitli aletlerle ve çalışma programlarıyla az önce belirttiğim kas gruplarına uygulanan ve diğer spor dallarına yardımcı olabilmesi, ya da sadece sağlık ve fitness için geliştirilmesi hedeflenmektedir.

- Kasları gelişmiş sağlıklı ve güzel bir vücuda sahip olmayı sanırım istisnasız herkez ister. Fakat vücut geliştirmecilere baktığımızda veya onlarla yan yana geldiğimizde insan kendini çok cılızmış gibi hissediyor. Hele bazılarının pazuları benim belim kalınlığında olunca şunu kendime sormadan edemiyorum. Bu kadar iri ve çok fazla gelişmiş kaslara sahip sporcular, neden bilek güreşi yarışlarına katılıp bu dalda da şampiyon olmuyorlar? yahut serbest stil güreş müsabakalarına katılsalar ne kadar başarılı olabilirler?

- Bilek güreşi sadece kas gücüne bağlı bir branş değildir. Son yıllarda revaçta olan bilek güreşi sporu tekniğini bilmeyen için aslında çok tehlikelidir. Sadece kas gücü ile bu sporu yapmaya yeltenen, istenmeyen sakatlıklarla karşılaşabilir. Güreş veya başka spor dallarının da kendine özgü teknikleri var. Daha önce boyun kaslarını geliştirmemiş bir kişi köprüde durmayı sanırım kolay kolay başaramaz. Dolayısı ile vücut geliştirmeciden başarılı bir güreşci olmasını beklemek doğru değil.

- Ağırlık sporuna ailelerin bakış açısı nasıl, çocuklarını bu branşlara yönlendiren oluyor mu, yoksa tesadüfen bu branşı seçiyorlar?

- Halter, vücut geliştirme gibi ağırlık sporlarına maalesef aileler ülkemizde hiç de iyimser bakmıyorlar. Ben yıllardır bu spor branşının içindeyim ve hiç bir ailenin çocuğunun elinden tutup bize getirdiğini veya haydi evladım seni halter spor'una kayıt ettireyim dediğini görmedim.
Bunun yanı sıra okullardan binbir güçlükle bulduğumuz yetenekli ve bu branşa fiziksel uygunluğu olanları da maalesef aileleri; "boyun kısa kalır, sakatlanırsın gibi" gerekçelerle geri alıyorlar. Örneğin şu anda Beden Eğitimi Öğretmenliği yaptığım okulda 40 ila 50 öğreci çalıştırmaktayım. Bu sayı eğitim öğretim yılı sonunda inanmayacaksınız ama 2 veya 3 'e düşüyor.
Burada aileler ile en çok karşılaştığım soruların başında çocuğumun boyu kısa kalır mı? oluyor ve arkasından bizlere Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu örneğini veriyorlar. Ancak bu iki haltercinin boylarının kısa olması büyük ihtimalle genetik yapılarından ve yarıştıkları sikletlerden kaynaklanmaktadır.
Oysa bu spor dalında şampiyon olmuş, milli forma ile ülkemizi başrıyla temsil etmiş sporculardan bazıları örnek vermek gerekirse eski milli haltercilerden; Ali Eroğlu (1,83 m.), Talat ÜNLÜ (1,80 m.), Taner SAĞIR (1,78 m.), Mehmet BAŞOL (1,80 m.) Mehmet SEVGİLİ (1,77 M.), Bünyamin SUDAŞ (1,79 m.) ve şu anda Buda ismini sayamadığım bir çok haltercinin boyları da en azından 1,70 m.' nin üzerindedir. Ayrıca Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Sporcu Eğitim Merkezine kayıtlı ve şu anda halter eğitimi alan 10 sporcu 6 'şar aylık peryodik aralıklarla yapılan antrepometrik ölçümlemelerinde boylarının her yıl normal artışlarının üzerinde seyrettiği tarafımızca tespit edilmektedir.
Dolayısı ile şayet halter boy kısaltsa idi, hem eski milli sporcuların hem de şu anda bu eğitimi alan mevcut sporcuların boyları kısa olması gerekmezmiydi?

- Şu anda çalıştırdınız Eğitim Merkezine kayıtlı sporcularla ilgili orta ve uzun vadeli hedefleriniz ve beklentileriniz nelerdir?

- Bilindiği üzere hangi spor dalı olursa olsun bir sporcunun o dalda temel eğitimi alması, müsabık hale gelmesi ve milli takım düzeyinde performasn sporcu olabilmesi için ortalama en azından beş yıl gibi bir süre gerekmektedir. İlimizde halter branşının Eğitim Merkezi kapsamına alınması henüz 3. yılını yeni tamamlamıştır. Bu süre içerisinde bile sporcularımızdan plânlanan süreden daha az zamanda başılar almaya başladık.
Örneğin Eğitim Merkezine kayıtlı öğrencilerimizden; Mehmet ÖZCAN 2008 yılında Milli Takıma seçildi. Aynı şekilde Sinan TETİK, Muzaffer GÜNEY, İ. Ethem ŞAHİN ise şu anda yaptıkları derecelerle, Milli Takım seviyesine ulaştıklarından önümüzdeki yıl Milli Takımda yer almalarını beklemekteyim.
Uzun vadeli hedeflerim arasında ise, şu an 13 yaş grubunda çalıştırdığım Ahmet DEVRET ile Mehmet YANIK'tan,oldukça ümitliyim. Bu sporcular önümüzdeki yıllarda ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil edeceklerini inancım tamdır.

- Halter ve Vücut geliştirme arasında ne gibi farklar var?

-
Halter sporunda antrenman prensibi genel olarak şudur diyebilirim: maksimum kiloları en az tekrarla kaldırıp hedeflenen deceyi elde etmektir. (Bundan amaç maksimum ağırlık kaldırmaktır.)
Fakat vücut geliştme branşı için bunu söyleyemem. Vücut geliştirmede maksimum tekrarlarla minumum kiloları tekrarlama ve iyi bir beslenme ile adelelerimizi geliştirmektir. Tüm bunların yanı sıra iyi bir müzik kulağına sahip olarak yarışmalardaki müziğin ritmine uygun hareketlerle vücudun sergilenmesidir.

- Söz müzikten açılmışken, sizin ney enstrumanı ile ilgilendiğinizi biliyorum. Yoksa sizin ney öğrenmenize bu spor dalımı etkili oldu?

- Gerçi vücut geliştirme branşının müzikli gösteri bölümünde, sporcular kendi belirledikleri müzik parçası ile yarışırlar. Ancak ney ile çalınan müzik burada pek kullanılmaz. Benim ney öğrenmem sadece müziğe olan tutkumdan kaynaklanmış bir hobidir. Yalaşık 2004 yılından bu yana amatörce ney çalışmalırını sürdürmekteyim.

- Vücut geliştirmeciler istedikleri formu elde etmek için nasıl çalışırlar?

- Vücut Geliştirme branşının temelinde iyi beslenme, iyi dinlenme ve disiplinli bir yaşam tarzı gerekmektedir. Vücut gelitirme branşında adeleleri geliştirmek için her gün vücut ağırlığımızın en az iki veya iki buçuk katı miktarda protein yüklemesi yapılmalıdır. Örneğin 70 kğ.'lık bir sporcu bu branşı yapıyorsa günde en az 140 gr. protein içeren besinler almalıdır. Minimum miktarda yağ ve gerekli miktarda karbonhidrat almalıdır. Bu konuyu biraz daha açmak gerekirse: 140 gr. protein ortalam 600 gr. tavuk, 10 adet yumurta, 100 gr. yoğurt ve bunların yanında karbonhidrat için 200 prinç, meyve ve bol miktarda su almak gerekir.

- Bu beslenme programı sadece yarışma öncesi ve yarışma süresince mi yapılır?

- Tabi ki işin yarışma boyutu daha farklıdır. az önce söylediklerim normal gündelik beslenme programını kapsamaktaydı. Oysa yarışmacılar, yarışma döneminde 6 ay veya daha fazla süre içerisinde definisyon sürecine girerler ve bu süreç gerçekten zor ve sabır gerektiren bir süreçtir. Bundan amaç adele ve deri asında bulunan yağ miktarını en az düzeye indirip, adeleye derinlik verebilmek için yapılan bir işlemdir. Bu süreçte sporcular hayatlarından 3 beyaz tabir edilen yağ, tuz ve şekeri çıkarırlar. Antrenman ve kardiyo çalışmalarını ise maksimum seviyeye çıkararak en iyi formu elde etmeye çalışırlar.

- Bu branş oldukça ilginç bir spor dalı, bu nedenle sanırım unutamdığınız bir çok anınız olmuştur. Bunlardan birini anlatır mısınız?

- Az önce definisyon olayından bahsederken siz de bana sanki oruç tutmak gibi bir durum demiştiniz... Esasında pek çok unutamadığım anım olmakla birlikte, size bununla ilgili başımdan geçen bir anımı anlatayım.

Bir yarışma dönemi, 1997 yılının Raman ayına rastlamıştı. Bayramın birinci günü arkadaşlarla yaşlı bir teyzeyi ziyarete gitmiştik. Yaşlı teyze bayram şekerini ikram ettiğinde şekeri aldım. Arakasından ikram ettiği baklavayı da (müsabaka dönemi diyette olduğumdan) yemediğimden, ev sahibi sordu:
- Hayrola şekeri yemedin, yoksa baklavayıda mı beğenmedin? diye sorunca.
- Teyzeciğim ben diyetteyim.
- Allah kabul etsin evladım ama Bayramda oruç tutulmaz ki.
- Teyze niyetli değil diyetteyim.
- Vah vah bu yaşta yoksa şeker hastasımı oldun.
D
eyince herkesi bir gülme aldı. Yaşlı teyzeye bu durumu izzah edinceye kadar baya bir uğraşmıştık. Durumu anlayınca:
- Evladım siz gençlere aklım bir türlü ermez ama Allah yardımcınız olsun inşallah başarılı olursun demişti.

- Sayın Erdağı bize zaman ayırdığınız için teşekkür eder başarılarınızın devamını dileriz.

Kenan Erdağı Kimdir?
 

1973 Kars Arpaçay doğumlu olan Erdağı İlk, orta ve lise öğrenimini Konya'da tamamladı. Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu öğretmenlik bölümünden 1998 yılında mezun oldu. Konya Yalıhüyük'te çok programlı Lisesinde başladığı beden eğitimi öğretmenliğini Abidin Saniye Erçal İlköğretim Okulunda sürdürmekte.
Spor'a ilkokulda iken cimnastik ile başladı, ancak bu uzun sürmedi. 1987 yılında tanıştığı halter branşında gösterdiği yüksek performans ile milli takımda yerini aldı.
1995 yılında ise Vücut Geliştirme branşında çalışmalara başlayan Erdağı bu dalda Konya'nın ilk milli sporcusu olma unvanını elde etti. Vücut Geliştirme dalında Yurt dışında ülkemizi bir çok kez başıyla temsil etti.
Beden Eğitimi Öğretmenliğinin yanı sıra, Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Sporcu Eğitim Merkezinde fahri olarak halter antrenörlüğü de yapmaktadır.


Dünya Şampiyonası Seçmeleri
(Mersin 2000)


Üniversitelerarası Halter Şampiyonası
(Çorum 1994)

Türkiye Yıldızlar Halter Şampiyonası
(G.Antep 1990)

Akdeniz Ülkeri Vücut Geliştirme Şampiyonası
(İtalya 1997)

Üniversitelerarası Halter Şampiyonası
(Çorum 1994)

Akdeniz Ülkeri Vücut Geliştirme Şampiyonası (İtalya 1997)
Hamdullah AYKUTLU, Kenan ERDAĞI, Hakan GÜMÜŞ,
Ekmel AKGÜN ( 1997 İstanbul)


B.Ziya Eytemiz | Sami Yavrucuk | Muhittin Yıldız | Nezir Sonakın | İsmail Serim | Necati Yeğenoğlu | Vezir Balcıoğlu | Yusuf Yöreli | HaşmetYöreli | İhsan Soyalp | Ali Kılınçoğlu | Nusret Ergül | Duran Koçak | Hasan Özkaplan |Yılmaz Ermiş | Abdullah Loras | Naci Renklibay |
| Kerim Özbek | Sadık Keleş |Muzaffer Gezer | Orhan Şener | İlhami Coşkun | Mehmet Serin |Emin Görmüş | Haldun Üstel |
A. Bülent Melik | Kenan Erdağı |