Nisan 2008

 

 


Ilhami Coskun

Emekli Beden Eğitimi Öğretmeni
Sporcu-Antrenör



Söyleşi: A. Bülent MELİK



-Sayın Coşkun Konya'nın spor tarihinde yer almış bir beden eğitimici olarak kısaca kendinizi anlatırmısınız?


 

 


- 1954 senesinde Sivas Şarkışla ilçesinde doğdum. Beş kardeşin en küçüğüyüm. Babamızı ben bir yaşındayken kaybettik. İlk okulu Şarkışla'da Ortaokulu Malatya Atatürk Orta Okulunda tamamladım. Annem ve ağabeyimi kendi yazdığım bir şiirle anmak isterim:

Annem;
Namus timsaliydin sen başımızda,
Alın terin dolu tüm aşımızda,
Bunları öğrettin her yaşımızda,
Okuttun büyüttün sen hepimizi,

Babasızdık ağabeyim erken büyüdü
Aldı Malatya'ya bizi sürüdü
Suratın asmadı her zaman güldü
Okuttun büyüttün sen hepimizi

Pilot olan ağabeyimin Konya'ya tayin olması nedeniyle 1970 yılında Konya Erkek Lisesinde öğrenimimi sürdürdüm. 1972-1973 yılında yılında Gazi Lisesini (Erkek Lisesi) 1975-1976 yılında da Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümünü bitirerek 1976 yılında Çumra Cumhuriyet Lisesinde göreve başladım.
1977-1980 yılları arasında Karma Orta Okulunda, 1980-1987 yıllarında Konya Gazi Lisesinde, 1989-1993 yıllarında Sare Özkaşıkcı İlk Öğretim Okulunda görev yaptıktan sonra 1993'den 2003 yılına kadar Meram Endistüri Merslek Lisesinde görev yaptım ve 2003 yılında 27 yıl çok severek yaptığım Beden Eğitimi Öğretmenliğinden emekli oldum.

-Spor'a nasıl başladınız?


-
Sayın Melik, özellikle bizim kuşak için söylüyorum. Tüm boş vaktimizi sokakta oymayarak geçirirdik. Ben de oyunlarla büyüdüm. Gazi Lisesinde Beden Eğitimi öğretmenimiz Tezcan Uzcan'ın yönlendirmesi ve çalıştırmasıyla Konya İdman Yurdunda 1971 yılında basketbol'a, Mazhar Vardar hocamızın teşvikiyle de voleybola başladım. Sonraki yıllarda Hasan Özkaplan, Özcan Vanlıoğlu, İsmail Serim hocalığımızı yaptılar. 1976-1977 yıllarına kadar basketbol ve voleybol oynamaya devam ettim.
Konya İdmanyurdunda çok iyi bir jenerasyon yakalamıştık. Bizi her zaman destekleyen bir yönetimimiz, çok iyi bir arkadaşlığımız vardı. Kırk seneye varan dostluklar. Necati Yeğenoğlu, Kılıç Gombadi, Ali Yaman, Selçuk Öngel, Mustafa Acar, Mehmet Şemi Hümük, Ümit Sokullu, Fahir Köprülü. Sonraki kuşak Ahmet Oğuz, Ümit Şifaver, Orhan A. Şener, Metin Çildam, rahmerli Burhan Şiker Konya'nın 1971 'den 1980' e kadar basketbol ve voleyboluna adını yazdırmış isimleriydi. Hemen hemen tümümüz spor'un yanı sıra eğitim ve öğrenimimizi de tamamlayarak milletimize hizmet etmenin gururunu yaşıyoruz.
1977-1978 Sezonunda futbol'a başladım. Aynı yıl Konya İdmanyurdunda 2. lig'te santrafor olarak bazı maçlarda görev aldım. 1980-1981 Sezonunda futbolu bıraktım.

- Sayın Coşkun, basketbol, voleybol ve futbol gibi üç ayrı branşta aynı yıllarda oynamak nasıl bir duygu?

- Sporun her branşına karşı ayrı bir yeteneğim vardı. Çok iyi bir atlettim, iyi yüzücüydüm ve düşmeden kayak yapabiliyordum..! Yani antrenörlerimiz hep kendi branşlarında olmamızı istiyorlardı. Biz de kulübümüze faydalı olalım diye yapabildiğimizin en iyisini yapma çaılşıyorduk. Profesyonelce bir branşa yöneltilmiş olsaydık bizim jenerasyondan Türkiye lig takımlarında oynayan en az 10-15 sporcu çıkardı diye düşünüyorum. Çok iyi idik. Ancak prefesyonel değildik. Profesyonel futbol takımında bile oynarken Karma Orta Okulunda öğretmendim ve spora tam olarak zaman ayıramıyordum. Onun için bir devre anrenmanlara gidiyor, ikinci devresi antrenmanlara katılamıyordum. Kısaca bütün branşlarda oynamak güzel bir duygu ancak profesyonelce düşünmek başka bir şey.

- Görev yaptığınız okullarda hangi branşları çalıştırdınız? Türk sporuna kazandırdığınız değerleri sayar mısınız?

- Gerev yaptığım okullarda bütün branşlarda çocuklarımızın çalışmalarını sağladım. Takım sporlarını ben çalıştırıken, ferdi branşlara yeteneklileri seçerek branş antrenörlerine yönlendirdim ve takip ettim. Yıllarca milli olan sporcuların öğretmenliğini yaparken ben hep spora yönlendirdiğim ve eğitimlerini başarıyla yürüten sporcularımla iftihar ettim.
Öğrencilerimin içinde profesyonel futbolcu, atlet, basketbolcu, voleybolcu, güreşci, judocu, taekwodocu ve diğer branşlardan yüzlercesi var.
Bir iki yıl okul takımlarında görev almış, sonra milli sporcu olmuş kişileri Türk sporuna ben kazandırdım demek yakışık almaz diye düşünüyorum. Özellikle bu sporcularımızın ailelesini, kulüplerini ve emeği geçen tüm antrenörleri kutlamak gerekir. Katkılarımızın karşılığını onlardan gördüğüm saygı ile fazlasıyla alıyorum.

- Sayın Coşkun, Konya'da uzun yıllar futbol antrenörlüğü de yaptınız. Son on beş yıldır hep alt yapı, alt yapı diyorsunuz bu sevdanızı bize anlatır mısınız?

- Antrenörlüğe Konya Yolspor Genç takımını kurarak başladım. Sonra da on yıla yakın bir süre amatör takımlarımızda görev aldım. Amatör takımlarımızın transferler yaparak faaliyetlerini sürdürmesi imkansız hale gelmişti. 1993 yılında bana Konyaspor Genç Takım antrenörlüğü teklif edildiğinde ,yöneticilerimizle Konyaspor olarak geniş bir taban oluşturarak 5-10 yıl içerisinde minik, yıldız ve genç takımlarda Konyamıza binlerce sporcu kazandırabiliriz, kabul ederseniz ben hazırım dedim. Yöneticilerimizin İl Milli Eğitim Müdürümüzün, Beden Eğitimi Öğretmenlerimizin ve Okul Müdürlerimizin destekleriyle yapılan seçmeler sonunda 10-15 bin öğrenci içinden 500 kişiye yakın yetenekli öğrenci seçtik. İki yılda sayımız 1500 kişilik Futbol Okuluna dönüşmüştü. Daha yeteneklileri alt yapıya alarak sistemi oluşturmuş 15 kişilik antrenör ve beden eğitimi öğretmeni arkadaşımla ailelerin desteğini almak, çocuklardaki gelişimi gözlemek, benim alt yapı tutkumu daha da artırdı.
Geleceğimiz olan çocuklarımız boş zamanlarını sporla değerlendirerek kötü alışkanlık edinmiyorlardı. Yönetim ve Teknik Direktör değişiklikleri istikrarı sağlamamıza hep engel olmuştur.
1996 Yılında Konyaspor'dan ayrıldıktan sonra Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Necati Yeğenoğlu Başkanlığında "Geleceğin Yıldız Sporcuları" adı altında Yaz-Kış devam eden İl Spor Okullarını kuduk.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde görevli antrenör arkadaşlar ve beden eğitimi öğretmeni arkadaşlarla hala devam eden projemiz sayesinde ferdi branşlarda Türkiye ve Avrupa'da dereceler yapan milli sporcularımız Türk sporuna kazandırılmış ve kazandırılmaktadır.
2002 yılında başlatığımız "Okullarımızdaki Küçük Dev Adamları Yetiştirme" proje çalışmalarımız halen devam ettirilmektedir.

- Sayın Coşkun, konuşmalarınızda genellikle "ben" yerine "biz" sözcüğünü kullanıyorsunuz. Neden?

- Sayın Melik, biz beden eğitimi pğretmenleri. biz antrenörler tek başımıza gücümüz ve yeteneğimiz kadar etkili olabiliriz. Ailenin, kulübün, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün, Milli Eğitim Müdürlüğünün, Belediyelerimizin, Amatör Spor Kulüplerinin, İl Temsilcilerinin ve medyanın katkıları olmadan iyi organizasyonlar yapamazsınız. Onun için bilgilerimizi birleştirdiğimiz oranda gücümüz artacaktır. "Bilgi Paylaşıldıkça Artar"
Neden bu sevda? derseniz, biz çok yetenekli bir milletiz. Çocuklarımızın yeteneklerine göre yönlendirilmesi, vatanımıza faydalı birer fert olarak yetiştirilmesi gerekmektedir. Çünkü; "Doğru alışkanlıkları geliştirmek, kötü alışkanlıkları değiştirmekten kolaydır."

- Sizin spor yaptığınız zamanla bu günü kıyasladığınızda ne gibi farklar görüyorsunuz?

- Bizim zamanımızda spor'a başlama yaşı bu günkü kadar erken değildi. Daha ileri yaşlarda spora başlanır veya sporla tanışılırdı. Zamanımızdaki başka bariz farklardan diğeri ise bir sporcu birkaç dalda faaliyet gösterirken günümüzde her sporcu genellikle bir branşta spora devam ediyor.

- Siz hep voleybol ve basketbolcü olarak hatırlanıyorsunuz, oysa futbol da oynamış ve gol kralı olmuşsunuz. Futbol'a nasıl başladınız?

- Futbol'a başlamamdaki en büyük etken yine basketbol ve voleybol olmuştu diyebilirim. Basketbolcu olarak sıçramadaki başarım futbolda hava toplarına hakimiyet olarak yansımıştı. İlk çıktığım Beykozspor maçı idi. Bu maçta kalenin yan tarafında iken gelen bir hava topu ile gol atmıştım. Maç bittiğinde hocam kalenin kenarından bu hava topu ile nasıl gol atabildiğimi sorduğunda; Ben de anlayamadım hocam kafama çarptı ve gol oldu demiştim. Futbola başlamamdaki en büyük neden demin de söylediğim gibi hava toplarındaki hakimiyetim olmuştu.

- Beden Eğitimi Öğretmeni olarak Emekli olduktan sonra sporla ilgiliniz ne şekilde devam etti?

- Memuriyetten emekli de olsam spor benim için bir yaşam tarzı. Nitekim emekliye ayrıldıktan sonra Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Kapalı Yüzme Havuzunda bir süre su sporları ile ilgilendim. Firuze Yüzme Takımını kurmuştuk. Sualtı Sporları Federasyonunun 2004 yılında ilimizde açtığı kursa katılarak "Balık Adam Brövesi" unvanını aldım. Su altı sporunu bir hobi olarak fırsat buldukça Akdeniz'de gideriyorum.

- Her antrenör veya beden eğitimci değişik plân ve programlarla sporda başarı elde etmenin yolarını arıyor. Yılların deneyimli bir spor adamı olarak sizce sporda başarıyı yakalamanın yolu nedir?

-
Başarıyı yakalamanın yolu istikrardan geçer. Hangi spor dalını yaparsak yapalım, eğer uzun vadeli plan ve programa dayalı çalışmalar yapmıyorsak alınan başarılar sadece tesadüfi olur. Çalıştığımız branş antrenörleriyle yapılan plânlar en az beş yıllık bir dönemi kapsamalı. Başka bir deyişle hangi spor dalı olursa olsun tabandan tavana doğru geniş bir sporcu grubu oluşturmak ve en az değişmeden beş yıl görev yapacak antrenörlerle çalışmak gerekir. Ancak bu sporcu gruplarına gerekli spor ortamının da tam olarak sağlamak şart.

- Spor'un sizin için bir yaşam tarzı olduğunu söylediniz. Ayrıca söyleşinin başında ise annenize ve ağabeyinize hitaben şiirler söylediniz. Böyle duygu dolu ilhamlar ile yüklü olmanız bir yerde adınız ile sanki özdeşleşmiş. Sizin yaşamınızda spordan, şiirden daha başka neler var?

- Sayın Melik ben çok şansı biriyim. Mesleğimi hobi olarak seçtim. Otuz sekiz yıldır spor yapıyorum. Yüzmeyi, zıpkınla balık avlamayı ve doğayı çok seviyorum. Amatörce saz çalıyor sizin de belirttiğiniz gibi ilham geldikçe şiir yazıyorum. Benim şu andaki en büyük mutluluğum torunum Mehmet Emir. İşimden arta kalan bütün zamanım hemen hemen Mehmet Emir ile geçiyor. Tabi bir de amatörce bağlama çalmak spor'un dışındaki uğraş alanlarımın başında geliyor.

- Sayın Coşkun, sayısız sporcu öğrenciniz oldu. Kendi çocuklarınız spor yaptı mı?


- Bildiğiniz gibi iki kız babasıyım. İki kızım da Voleybol Antrenörü İzzet Gencer hocamızın voleybolcularıydı. Her ikisi de D.S.İ. Takımında voleybol oynadılar. aynı zamanda eğitimlerine devam ettiler ve istedikleri okulları kazanarak üniversitelerini bitirdiler.

- Sayın Coşkun bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

-
Sayın Melik, böyle bir çalışma sayesinde bizi geçmişten geleceğe taşıdığınız için asıl biz teşekkür ederiz.

İlhami Coşkun Kimdir?

Sivas Şarkışla1954 doğumlu olan Coşkun, İlk ve orta öğenimini Şarkışla'da, Liseyi Konya'da tamamladıktan sonra Ankara Gazi Eğitim spor bölümünden mezun oldu.
Beden Eğitimi Öğretmeni olarak Çumra Cumhuriyet Lisesine atandı. Daha sonra Konya 'da Karma Orta Okulu, Konya Lisesi ve Meslek Lisesinde görev yaptı. Voleybol, basketbol ve futbol spor dallarında hem sporcu hem de antrenörlük yaptı.
Voleybol ve basketbol oynadığı yıllardaki takım arkadaşlarının arasında İsmail Serim, Necati Yeğenoğlu, Kılıç Gombadi ve Mustafa Acar gibi zamanın önemli sporcuları vardı.
Balık Adam Brövesine sahip olan Coşkun, emekli olduktan sonra bir süre Kapalı Yüzme Havuzunda Firuze Yüzme Takımını kurarak yüzme okulu çalışmalarını sürdürdü.
Evli ve bir torun sahibi olan Coşkun'un iki kızı DSİ takımında voleybol spor dallarının lisanslı sporcularıydılar.Coşkun Halen özel bir şirkette koordinatörlük yapmakta.

 



Gazi Lisesi ve İlhami Coşkun


Konya İdmanyurdu Voleybol Takımı
İsmail Serim, Necati Yeğenoğlu, Kılıç Gombadi,
Ahmer Erbil , Mustafa Acar, İlhami Coşkun.
(1972-1973)

Konya İdmanyurdu Basketbol Takımı.
(1975
)

Kıl
ıç Gombadi, Hacı , Metin , Mehmet Semi , Necat,
İlha
mi (1976)


Konya İdmanyurdu Futbol Takımı
(1977-1978)


Konya İdmanyurdu Futbol Takımı
(19
79-1980)

Konya Gazi Lisesi Furbol Takımı
(1982-1983)

Konya Gazi Lisesi Voleybol Takımı (1972-73)
Konya Demirspor Futbol takımı (1985-1986)

© 2008 Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü

B. Ziya Eytemiz | Sami Yavrucuk | Muhittin Yıldız | Nezir Sonakın | İsmail Serim | Necati Yeğenoğlu | Vezir Balcıoğlu | Yusuf Yöreli | HaşmetYöreli |
İhsan Soyalp
| Ali Kılınçoğlu |
Nusret Ergül | Duran Koçak | Hasan Özkaplan |Yılmaz Ermiş |Abdullah Loras | Naci Renklibay | Kerim Özbek | Sadık Keleş |
| Muzaffer Gezer | Orhan Şener | İlhami Coşkun | Mehmet Serin | Emin Görmüş |