Bekir Ziya Eytemiz


1949 - 1960 Yılları arasında o zamanki adıyla
Konya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü yapan rahmetli
Sayın EYTEMİZ kendi dönemini kendisi şöyle anlatıyor;

Aşağıdaki yazı Bekir Ziya EYTEMİZ 'den 1989 yılında Spor Almanağı hazırlamak amacı ile alınmıştı. Sayın Eytemiz'i rahmetle anıyoruz.


 
 
 


Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümünden mezuniyetimi müteakip 1949 Eylül ayında Konya Erkek Sanat Enstitüsü beden eğitimi öğretmenliğine atanmıştım.

Konya o tarihlerde gerek şehircilik, gerek spor tesisleri ve faaliyetleri bakımından bir gelişmişlik görünümü arz etmiyordu. Konya'da bir beden eğitimi öğretmeni olarak kalmak istiyordum. Bir içgüdüm vardı (sevk-i tabii) aldığım görevi en iyi düzeyde yapmak ve başarıya götürmek. Bu yaratılışım doğrultusunda öğretmenlik görevimle beraber Beden Terbiyesi İl Müdürlüğü ile temasa geçmiş, önce bir isim altında olan basketbol, voleybol, hentbol spor oyunları ajanlığını (Federasyon İl Temsilciliğini) bilâhare ceza, danışma kurulu üyelikleri, diğer taraftan da Valinin talimatı ile valiliği temsilen okulların spor faaliyetlerini yürütme görevini yüklenmiştim.

Bir müddet Ticaret Lisesi, İmam Hatip Okulu Beden Eğitimi öğretmenlikleri de benim üzerimde idi. Fakat Konya'da spor faaliyetlerini yapacak tesisler yoktu. futbol dışında diğer spor faaliyetleri yapılamıyordu. futbol maçları da önce İdman Yurdu sahasında oynanıyordu. Burası da zemini toprak namüsait bir saha idi. Bilahare İdmanyurdu bu sahayı ve içindeki kulüp binasını satmış, kulüp binası İmam Hatip Okulu olmuştu. Futbol maçları şimdiki stada alınmıştı, burası da toprak bir sahadan ibaretti. Sonra tribün inşaatına geçildi. Yapılan tribün projelerini tetkik etmiş çok yönlü hizmet görmesi bakımından hiç olamzsa altına güreş, boks çalışmaları yapılabilmesi için bir salon yerleştirilmesini önermiştim. O zaman vali bulunan merhum Kemal HADİMLİ ile tartışmıştık. Fakat benim isteğim oldu ve tribün inşaatı böyle neticelenmişti.

Sahanın çimlenmesine Genel Müdürlük bakamazsınız mülahazasıyla müsaade etmiyordu. Ankara'ya gitmem gerekti. Başbakan'a çıktım. Başbakan Adnan MENDERES idi. Müracaatım Başbakana iletildi. Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğüne verilen emir üzerine çim ihale dosyası tasdik edilmiş ve saha zeminini çimlemiştik.

Stadın çimi 1951 yılı Eylül ayı sonlarında ekilmişti. Çimleme işini Ankaralı çiçekci Sabuncakis deruhte etmişti. Bu çimleme işi 12.500 Lira tutmuştu. Çimleme işinden evvel veledrom ' un zeminini betonlama işi vardı. Veledrom'a verilecek meyiller hususunda elimizde done yoktu. Bilâhare Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğünden temin edillen ölçülere göre veledrom betonlanmıştı. Zannediyorum bu iş için 45.000 Lira harcanmıştı. Bu işler yürütülürken diğer taraftan da kız ve erkek okullar arasında voleybol, basketbol, hentbol birincilikleri, erkek okullar güreş müsabakaları tertip ediyor bir spor heyecanı yaratmaya çalışıyordum. Netice itibarı ile gayretlerim semere vermeye başlamıştı. Çalışmalarımız karşılıklı sevgi ve saygıya dayanıyordu.

Spor Salonu yapılmadan evvel Erkek Sanat Enstitüsü bahçesinde hazırladığım sahada, kız okulların maçlarını da Kız Öğretmen okulunun bahçesinde oynatıyordum. Hentbol maçları için Gedikli Okulunun bahçesini seçmiştim. Kısa bir zamanda bilhassa basketbol ve güreşte kabiliyetli gençler yetişmişti. İstanbul'da yapılan okullar arası Türkiye Güreş birinciliklerinde Konya Okullar karması takım halinde üçüncü olmuş, ferden de iyi dereceler alınmıştı. Bu güreşcilerimiz arasında yetişmiş olan Kâzım GEDİK bilâhare milli takıma kadar yükselmişti. Basketbol'da gençlerde bir hayli varlık göstermiştik. Bir vesile Konya'ya gelmiş olan Gazi Eğitim ve Harp Okulu takımları ile yapılan maçlarda gençlerimiz başa baş mücadele örnekleri vermişti. Gençlerimizin bu başarıları Basketbol Federasyonunun dikkatini çekmiş olacak ki; gençler arasında da Türkiye birincilikleri tertip edilmesi Federasyon programına alınmasına Konyalı gençler öncülük etmiştir.

Kız okullar arasında da basketbol oyunu bir hayli gelişmişti. Kız Öğretmen okulu ile Kız sanat Enstitüsü arasındaki maçlar heyecanlı geçiyor, alâka ile izleniyordu. Bu gelişmenin Konya'nın dışına da taşmasını düşünerek 1950 yılında Basketbol Federasyonununa müracaat ile başka illerin kız takımları ile basketbol maçları yapma isteğimizi bildirmiş maalesef yok cevabı almıştık.

Kulüpler arasında da futboldan başka spor dallarında faaliyet göstermelerini temin ve bir başlangıç olabilmesi için Erkek Sanat Enstitüsünde yetiştirmiş olduğum öğrencilerimden dört grup teşkil ederek Gençler Birliği, İdman Yurdu, Konya Spor ve Selçuk Spor'a hazır birer basketbol takımı vermek suretiyle kulüpler arasında da basketbol faaliyetlerini başlatmıştım. Basketbol maçlarını açık sahada oynatıyorduk. Beden Terbiyesinin iki tenis kortunun bir tanesinin zeminini betonlamış basketbol sahası haline getirmiştim. Kışın karları etrafa çekiyor, soğuk yağmur demeden faaliyetlerimize devam ediyorduk. Ben hem orta hakem hem kronometre hem de sayı hakemliğini beraber yürütüyordum, çünkü o zamanlar Konya'da futbol dışında başka hakem yoktu.

1955 Yılı Ekim ayı içerisinde Valinin emri, Milli Eğitim Bakanlığının müsaadesiyle resmen Konya Beden Terbiyesi Bölge Müdürü olarak göreve atanmıştım. Daha rahat ve yetkili olarak çalışma imkânı bulmuştum. Bundan sonra ilk işim Konya'ya bir spor salonu kazandırmaktı ve 28 Ekim 1956 'da merasimle salonun temelini attık. (Şimdiki Atatürk Spor Salonu)

Beton çukurdan ibaret 33 metrelik bir yüzme havuzu terk edilmiş duruyordu. Suya da ihtiyacımız vardı. Devlet Su İşleri Bölge Müdürü Sayın Osman BİBİOĞLU'na ricam ve o'nun yardımı ile havuzun sağ arka köşesine bir artezyen açtırmıştım. Su 101 metreden çıkmıştı.

Suyun temin edilmesini müteakip havuzun eksiklikleri olan soyunma kabinleri, duş ve tuvalet eksikliklerini tamamlattım. HAvuzun ısıtma ve filitrasyon tesisatı olmadığı için havuzu senede ancak iki ay kullanabiliyorduk. Yüzücü yetiştirmemiz mümkün olmadı. Fakat havuzun hizmete açılması Konya'da büyük bir değişiklik havası estirmişti. Haftanın iki günü bayanlar günü idi. Konya gençliği güneş ve sudan bol, bol faydalanma imkânı bulmuştu. Havuzun suyunu boşa akıtmıyordum. Eski kuyuya aktarmak suretiyle çim sahanın ve parkların sulanmasında kullanıyordum.

Stadın atletizm pistleri beynelminel ölçülere göre hazırlanmıştı. Bundan istifade etmek ve atletizmi Konya gençliğine ve halkına tanıtmak ve sevdirmek düşüncesiyle Türkiye atletizm birinciliklerinin Konya'da yapılması teşebbüsüne geçmiştim. İstanbul gazetelerinin çoğu bu değişikliğe karşı olumsuz yazılar yazıyorlardı. Fakat Federasyonu ikna etmiştim. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu yıldan beri Türkiye'nin en büyük müsabakası olan atletizm birincilikleri İstanbul ve Ankara'nın dışında başka bölgede yapılmamıştı. 1958 Yılında bu hegomanyayı kırmam suretiyle Türkiye Atletizm birinciliklerini Konya'da büyük bir düzen ve başarı ile tertip ettik. İki gün Konya'da bir bayram havası esmişti.

Futbolda gençlerden kuvvetli bir ekip meydana getirmiştim. Sonra bu ekipten yedi gencimiz milli takım kampına çağırılmıştı. Sonra bu gençlerimizin bazılarını İstanbul ve İzmir profesyonel kulüpleri kadrolarına transfer etmişlerdi.

Güreş'in yalnız okullar ve gençler arasında kalması, yaygın bir hale gelebilmesi için ve teşvik etmek düşüncesiyle stadyumda yağlı güreşler tertip etmeyi faydalı bulmuş, Edirne'de yapılan Kırkpınar güreşlerini müteakip 1959 yılı içerisinde Edirne'de güreşşen hemen, hemen bütün yağlı güreşcileri Konya'ya getirtmiştim. Konya iki gün Kırkpınardaki gibi bir güreş bayramı yaşamıştı. Kırkpınar baş pehlivanları ve bir çok vilayetlerden pehlivanlar bu güreşlere katılmışlar, bütün boylarda güreşler yapılmıştı. Bu organizasyonun da faydasını görmüştük.

Konya'da güreş'e karşı heves bir hayli artmıştı. Minder güreşi bir hayli hareketlenmişti. Güreş takımının başına artık bir antrenör lâzımdı. Milli güreşcilerimizden ve dünya şampiyonlarından Nasuh AKAR'ı antrenör olarak hizmete almıştık. Güreşciler hemen, hemen Şeker Spor Kulübünde toplanıyorlar ve Konya Şeker Fabrikası bünyesinde hizmete alınıyorlardı. Güreş'e biraz daha heves uyandırabilmek için o devre İstanbul'da yapılan Dünya Güreş Şampiyonasını müteakip popüler olan Japon Güreş Milli Takımını Konya'ya getirtmiştim. Japonlar'la güreşleri stadı ışıklandırmak suretiyle gece açık havada yapmıştık. Tabii Japonlar farklı olarak galip gelmişlerdi. Japonlar'la yaptığımız bu güreş müsabakaları o zamana kadar Konya'da yapılmış ilk yabancı sportif müsabaka olmuştu.

Netice itibarı ile Konya'ya kazandırılmış spor tesisleri ve sportif faaliyetler tamamen Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğünün imkânları ile meydana getirilmiş, Konya küçükte olsa bir spor kompleksine sahip olmuştu. O zamanki duruma göre itiraf etmek gerekirse Konya Bölgesi İstanbul ve Ankara'dan sonra gerek spor tesisleri, gerekse faaliyettleri bakımından ülkemizde üçüncü bölge durumuna gelmişti. Daha büyük hizmetler yapmayı arzu ederken 1960 yılı Temmuz asyı sonlarında İzmir Beden Terbiyesi Bölge Müdürü olarak İzmir'e tayinim dolayısı ile çok sevdiğim Konya'dan büyük bir üzüntü içerisinde ayrılmış bulundum.

 

©
2007 Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü


B.Ziya EYTEMİZ| Sami Yavrucuk | Muhittin Yıldız | Nezir Sonakın | İsmail Serim | Necati Yeğenoğlu | Vezir Balcıoğlu | Yusuf Yöreli | Haşmet Yöreli | İhsan Soyalp | Ali Kılınçoğlu | Duran KOÇAK | Nusret Ergül | Hasan Özkaplan | Yılmaz Ermiş | Abdullah Loras |
| Naci Renklibay
|
Kerim Özbek | Sadık Keleş | Muzaffer Gezer | Orhan Şener | İlhami Coşkun | Mehmet Serin | Emin Görmüş |
| Haldun Üstel | A. Bülent Melik | Kenan Erdağı |