Ağustos 2007
 


Abdullah Loras
(Lorasulam)
Türkiye'nin En Teknik Eski Boksörü




Söyleşi : A. Bülent MELİK

 


- Sayın Loras bize kısaca kendinizden söz edermisiniz?

- 1941 Konya Konya doğumluyum. Çocukluğum Mevlana Müzesine bitişik toprak yapılı evde geçti. Babam rahmetli Postişin Süleyman Hayati Dede'dir. Bu toprak yapılı evde dört erkek bir kız kardeş olarak büyüdük. Dumlupınar ilköğretim okulunda, Karma Orta Okulunda, Sanat Enstitüsü motorculuk bölümünden sonra 3 yıllık Akşam Tekniker bölümünü bitirdim. Daha sonra İstanbul Maçka Yükek Teknikker Okulundan mezun oldum. İstanbul'da yüksek öğrenim esnasında 17. Karayolları Bölge Müdürlüğüne Boğaz Köprüsünde kontrol Mühendisi olarak çalıştım. Köprünün bitişinden sonra İskenderun'da Yedek Subay olarak askerlik göreveimi tamamlayıp İ.D.Çelik Fabirakasında işe girdim.
Bu spor dalına İskenderun'da antrenör, baş hakem ve Boks Ajanı (İl Temsilcisi) olarak hizmet verdim. 1987 Yılında bu kurumdan emekliye ayrıldım. Memleketim olan Konya'ya yerleşip müteahhitlik yapmaya başladım.

- Boks'a nasıl başladınız? Sizi bu spor dalına teşvik eden oldumu?

- Ağabeylerim Salih ve Müfit Alaattin Tepesinde bulunan Halk Evine boks yapmaya giderlerdi. Ben ise onları henüz küçük olduğum için sadece izlerdim. Bu bir süre böyle devam etti. Sonra Stadyumda bir boks salonu olduğunu öğrendim. Büyük bir hevesle salonunu görmeye gittim. Antrenman salonu bu günkü Kapalı Tribün altında idi. Penceresinin önünde kalabalığın heyecanla içeriyi izlediğini gördüm. Ben de gidip izlemeye başladım.
Bir ara antrenör bize dönerek:
" Ne o çocular..! Ne bakıyorsunuz" dedi."
" Hocam ben bunların hepsini döverim" deyince antrenör:
" Haydi o zaman gel buraya bakalım dedi...."
Antrenör beni kapıdan beklerken ben heyecandan pencereden içeriye girmişim. O gün karşılaştığım tüm boksörleri yenince antrenör:

"Gel seni boksör yapalım dedi."

Bu antrenör İsmail Karakocaoğlu idi. İşte boks sporuna başlamam böyle oldu.

- Ailenizde sizden başka boks sporu yapan oldumu? Sanırım erkek kardeşlerinizden Celalettin Loras'ta da boks sporu yapmıştı?

- Evet Celalettin Yolspor'un lisanlı boks sporcusu idi. Ancak o sporculuğunun yanında Mevlana törenlerine semazen olarak iştirak ediyordu. Dolayısı ile boks'a fazla eğilmedi. O çalışmalarına bu yönde ağırlık verdi. Semazenlik işlerini şu anda Amerika'da sürdürmekte.
Dört çocuğumdan ikisi boks sporu yaptı. Oğlum Hüsamettin Loras Antakya'da il birincisi oldu. Kızım Gül Loras ise Eskişehir'de yapılan Türkiye Boks Şampiyonasında müsabakaya katılan 14 İl arasında Türkiye 3. oldu. Finalde karşılaştığı sporcu ise Avrupa şampiyonu ve Dünya 2. idi.

- Müsabakalara hangi kilolarda çıkıyordunuz? Katıldığınız şampiyonalardan bahsedermisiniz?

- Müsabakalara 57 ve 60 kilolarda çıkıyordum. Fakat maç'a hangi sıklette çıkarsam çıkıyım benim için pek fark etmiyordu.
Konya'yı temsilen İç Anadolu ve Çukurova Şampiyonalarına katıldım. Ayrıca Yüksek Okullar arası 2 kez Türkiye Şampiyonu oldum.
Türkiye, Balkan, Avrupa ve Dünya Şampiyonalarında derece almış bir çok şampiyonlarla yaptığım karşılaşmalarda süpriz maçlar aldım.

- Sayın Loras zamnınızla kıyasladığınızda şu an Konya'nın boks sporu ne durumda? Siz Türkiye'nin en teknik boksörü unvanını kazanmıştınız. Şimdi böyle bir seçme yapılsa siz kimi en teknik boksör olarak seçerdiniz?

- Zamanım boks spor'u ile Konya'nın şimdiki durumu arasında oldukça farlılık görmekteyim. Nedeni ise sporcu bulup yetiştirmek eskiden daha kolaydı. Bu spor dalı çok çalışmak ve teknik gerektirdiğinden eski cazibesini kaybetmeye başladı. Kapalı Spor Salonunda yapılan maçlarda seyirci içeriyi öyle doldurdururdu ki pek çok kişi maçları salon dışında perçerelerden seyretmek zorunda kalırdı. Maçlara bu denli yoğun ilgi olunca antrenörlerin yetenekli sporcu bulma konusunda işleri kolaylaşıyordu. Bu güne baktığımızda, başarılarını takdir ettiğim antrenör Ali Kılıçoğlu tüm gücünü seferber etmesine rağmen sporcu bulmakta oldukça zorluk çektiğini görüyorum.
Benim boks yaptığım tarihlerde Türkiye'nin en güçlü boksörü ve Türkiye şampiyonu ağır siklet Hasan Fehmi Akın idi. Avrupa'nın ve dolayısı ile Türkiyenin en teknik boksörü de Orhan TUŞ idi. Daha sonra Türkiye'nin en teknik boksörü ben seçildim. Madalyamı zamanın Federasyon Başkanı Alb. Şefik Tetik'ten almıştım.
Bence son zamanların en teknik boks antrenörü Ali Kılıçoğlu'dur. Sporculuk döneminde de en takdir ettiğim oydu.

- Faal sporculuktan sonra antrenörlük yaptınız mı? Yetiştirdiğiniz sporcular kimlerdi?

- Faal sporculuğu bıraktıktan sonra Hatay-İskenderun'da boks sporuna antrenör, hakem, baş hakem ve Boks Ajanı (Federasyon İl Temsilcisi) olarak hizmet verdim. Genç Milli Takım kamplarında antrenörlük yaptım. Yetiştirdiğim sporcuların başında kendi çocuklarım Gül ve Hüsamettin geliyor. Şu anda ismini hatırlayamadığım yüzlece sporcu yetiştirdim.

- Sporculuk veya öğrencilik yaşantınızda unutamadığınız bir çok anınız olmuştur mutlaka. Bunlardan bir veya bir kaçını anlatırmısınız?

- Tabi ki oldu anlatayım. İstanbul'da Teknik Yüksek Okulunda öğrenciyim. Bir gün Aksaray yokuşunu inerken bisiklet yarışı olduğunu gördüm. Uzaktan görünen yarşcı bana hiç de yabancı gelmemişti. O da ne..! Baktım Nusret Ergül kaptırmış bize doğru geliyor...
- Heyyy Nusret..! diye bağırıca beni gördü ve yanıma geldi, bir kaç dakika konuştuk.. Abdullah ben artık gideyim yarıştayız dedi ve tekrar yola koyuldu..
Ertesi günkü gazetelere baktım Nusret'in Türkiye seçmelerinde 1 'inci geldiğini yazıyordu. O günü hiç unutamam... Nusret iyi sporcuydu. Bisiklet'in canbazıydı o.

- Sizin aktif sporculuk döneminizde pek çok kişi birden fazla spor dalında faaliyet gösteriyordu. Sizin müsabık olarak katıldığınız başka bir branş oldu mu?

- Dediğiniz doğru. O günlerde sporcular birden fazla dalda faaliyetlere katılırlardı. Örneğin Vezir Balcıoğlu iyi bir boksör olamasının yanında basketbol ve atletizmde de çok iyi sporcuydu. Ben de boks ile birlikte basketbol ve futbol oynamıştım. Ancak İstanbul'da yüksek öğrenime gidince boks dışında başka branşlarla ilgilenecek zamanım olmadı.

- Boksör olmasaydınız hangi spor dalını seçerdiniz?
-
Bu spor branşının adeta aşığı olmuşum. Ben yine boks sporu yapardım.

- Sayın Abdullah Loras bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

 

 
Abdullah Loras (1970)
 

   
Abdullah Loras Türkiye'nin en teknik boksörü unvanı madalyasını Federasyon Başkanı Alb. Şefik Tetik'ten alırken.
   
   
Abdullah Loras Milli Boksör Timbo Yaşar ile bir müsabakada. Hakem İsmail Karakoçoğlu. Bu müsabakanın galibi Loras'tı.
     
   
   
İç Anadolu Bölge Birinciliğinde Bölge Müdürü Sami Yavrucuk, Federasyon Başkanı Şefik Tetik ve Antrenör İsmail Karakoçoğlu sporcularla.
   
   
İskenderun'daki Genç Milli Takım Kampında Antrenörler. Ali İhsan Slp, Satılmış Varlık, Ali Uçar, Abdullah Loras, Ferzande Işık, Tugut Akgül ve Bölge Ajanı Reha Yeğenoğlu.
   
   
Türkiye birincisi milli boksör Davit Akyıldız- Abdullah Loras karşılaşması. Hakem Muaffak.
   
   
Konya'nın 1960'lı yıllardaki en güclü boksörleri:
Ali Kılıçoğlu, Ali Küçükoba, Abdullah Loras, Galip Atasagun, Şafak Tüzün, Soner Özdoğan
   
   
Abdullah Loras'ın kızı Gül Loras
Antrenör Osman Vuruşkan ile.
Abdullah Loras'ın oğlu Hüsamettin Loras