TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI (1)
Kanun Numarası : 2709
Kabul Tarihi : 18/10/1982
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 9/11/1982 Sayı:17863 (Mükerrer)
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt: 22 Sayfa: 3
B A Ş L A N G I Ç (2)
Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez
bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz
önder ve eşsiz kahraman Atatürk'ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve onun
inkılap ve ilkeleri doğrultusunda;
Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak,
Türkiye Cumhuriyetinin ebedi varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile
çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;
Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk
Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir
kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icap-
larıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına
gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla
sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve
kanunlarda bulunduğu;
Hiçbir düşünce ve mülahazanın Türk milli menfaatlerinin, Türk varlığının,
Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerle-
rinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşı-
sında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duy-
gularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;
--------------
(1) Bu Anayasa Kurucu Meclis tarafından kabul olunmuş ve 24/9/1982 tarihli,
2707 sayılı Kanuna göre 9 Kasım 1982 tarihinde halkoyuna sunularak kabul
edilmiştir.
(2) Anayasa'nın Başlangıç metni 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanun'un
1 inci maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik
ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk
düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu
yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;
Topluca Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve
kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve
millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürri-
yetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve
"Yurtta sulh, cihanda sulh" arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine
hakları bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve
mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere.
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet
sevgisine emanet ve tevdi olunur.
BİRİNCİ KISIM
GENEL ESASLAR
I. Devletin şekli
Madde 1 - Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
Madde 2 - Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet
anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, baş-
langıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk
Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti
Madde 3 - Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.Dili
Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli marşı "İstiklal Marşı"dır.
Başkenti Ankara'dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler
Madde 4 - Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu
hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü mad-
desi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
V. Devletin temel amaç ve görevleri
Madde 5 - Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını
ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, ki-
şilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve
hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette
sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve
manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
VI. Egemenlik
Madde 6 - Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organ-
ları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa
bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet
yetkisi kullanamaz.
VII. Yasama yetkisi
Madde 7- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinin-
dir. Bu yetki devredilemez.
VIII. Yürütme yetkisi ve görevi
Madde 8- Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tara-
fından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.
IX. Yargı yetkisi
Madde 9- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce
kullanılır.
X. Kanun önünde eşitlik
Madde 10 - Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç,
din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik
ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü
Madde 11 - Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare
makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
İKİNCİ KISIM
TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER
I. Temel hak ve hÜrriyetlerin niteliği
Madde 12 - Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez
temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere
karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.
II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması
Madde 13 - Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünün, milli egemenliğin, Cumhuriyetin, milli güvenliğin, kamu düzeni
nin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması
amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle,
Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalar demokratik
toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaç dışında
kullanılamaz.
Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel hak ve hürriyetlerin
tümü için geçerlidir.
III. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması
Madde 14 - Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve
Cumhuriyetin
varlığını tehlikeye düşürmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin
bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer
sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil, ırk, din ve mezhep
ayırımı yaratmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan
bir devlet düzenini kurmak amacıyla kullanılamazlar.
Bu yasaklara aykırı hareket eden veya başkalarını bu yolda teşvik veya
tahrik edenler hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.
Anayasanın hiçbir hükmü,Anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok
etmeye yönelik bir faaliyette bulunma hakkını verir şekilde yorumlanamaz.
IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması
Madde 15 - Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde,
milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla,
durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen
veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere
aykırı tedbirler alınabilir.
Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukuna uygun fiiller
sonucu meydana gelen ölümler ile, ölüm cezalarının infazı dışında, kişinin
yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse
din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı
suçlanamaz;suç ve cezalar geçmişe yürütülemez;suçluluğu mahkeme kararı ile
saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.
V. Yabancıların durumu
Madde 16 - Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası
hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ
I. Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı
Madde 17 - Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme
hakkına sahiptir.
Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütün-
lüğüne dokunulamaz;rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşma-
yan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.
Mahkemelerce verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesi hali ile meşru
müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuk-
lu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi,bir ayaklanma veya isyanın bastırılma-
sı, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin
uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu
durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.
II.Zorla çalıştırma yasağı
Madde 18 - Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
Şekil ve şartları kanunda düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk
süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek
hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaş-
lık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.
III. Kişi hürriyeti ve güvenliği
Madde 19 - Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.
Şekil ve şartları kanunda gösterilen:
Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirle-
rinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yü-
kümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün
gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir ka-
rarın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası,
uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir
kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esas-
lara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde
ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri ver-
me kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında
kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, de-
lillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi
tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hakim kararıyla
tutuklanabilir. Hakim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecik-
mesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve
haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde
sözlü olarak derhal, toplu suçlarda en geç hakim huzuruna çıkarılıncaya kadar
bildirilir.
Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderil-
mesi için gerekli süre hariç en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suç-
larda en çok onbeş gün içinde hakim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten
sonra hakim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler ola-
ğanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir.
Yakalanan veya tutuklanan kişinin durumu, soruşturmanın kapsam ve konusunun
açığa çıkmasının sakıncalarının gerektirdiği kesin zorunluluk dışında, yakınla-
rına derhal bildirilir.
Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya ko-
vuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma
ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine ge-
tirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.
Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu
hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen
serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hak-
kına sahiptir.
Bu esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, ka-
nuna göre, Devletçe ödenir.
IV. Özel hayatın gizliliği ve korunması
A. Özel hayatın gizliliği
Madde 20 - Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini iste-
me hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.
Adli soruşturma ve kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar saklıdır.
Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş hakim kararı olma-
dıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin
emri bulunmadıkça, kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara
el konulamaz.
B. Konut dokunulmazlığı
Madde 21 - Kimsenin konutuna dokunulamaz. Kanunun açıkça gösterdiği haller-
de, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça, kimsenin konutuna
girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.
C. Haberleşme hürriyeti
Madde 22 - Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir.
Haberleşmenin gizliliği esastır.
Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş hakim kararı olma-
dıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin
emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.
V. Yerleşme ve seyahat hürriyeti
Madde 23 - Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi
sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını ko-
rumak;
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenme-
sini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ülkenin ekonomik durumu, vatandaşlık
ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.
VI. Din ve vicdan hürriyeti
Madde 24 - Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve tö-
renler serbesttir.
Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini
açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlana-
maz.
Din ve ahlak eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapı-
lır. Din kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zo-
runlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak,
kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen
de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz
sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun dini veya din duygularını yahut
dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.
VII. Düşünce ve kanaat hürriyeti
Madde 25 - Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklama-
ya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti
Madde 26 - Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yol-
larla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürri-
yet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak yada vermek
serbestliğinide kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri
yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.
Bu hürriyetlerin kullanılması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırıl-
ması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başka-
larının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngör-
düğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak
yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
Düşüncelerin açıklanması ve yayılmasında kanunla yasaklanmış olan herhangi
bir dil kullanılamaz. Bu yasağa aykırı yazılı veya basılı kağıtlar, plaklar,ses
ve görüntü bandları ile diğer anlatım araç ve gereçleri usulüne göre verilmiş
hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili
kılınan merciin emriyle toplattırılır. Toplatma kararını veren merci bu kararı-
nı, yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir. Hakim bu uygulamayı üç gün
içinde karara bağlar.
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici
hükümler,bunların yayımını engellememek kaydıyla,düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.
IX. Bilim ve sanat hürriyeti
Madde 27- Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama,
yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.
Yayma hakkı,Anayasanın 1 inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin değiş-
tirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz.
Bu madde hükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla dü-
zenlenmesine engel değildir.
X. Basın ve yayımla ilgili hükümler
A. Basın hürriyeti
Madde 28- Basın hürdür,sansür edilemez.Basımevi kurmak izin alma ve mali
teminat yatırma şartına bağlanamaz.
Kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dilde yayım yapılamaz.
Devlet,basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.
Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hüküm-
leri uygulanır.
Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü
tehdit eden veya suç işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte
olan veya Devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazı-
yı, yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler,
bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar.Tedbir yolu ile dağıtım
hakim kararıyle; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkca yetkili
kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci,bu kararını
en geç yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir. Yetkili hakim bu kararı en
geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı hükümsüz sayılır.
Yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla
belirtilecek sınırlar içinde, hakim tarafından verilen kararlar saklı kalmak
üzere, olaylar hakkında yayım yasağı konamaz.
Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya
kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hakim kararıyle; Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahla-
kın korunması ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunun açıkca yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Top-
latma kararı veren yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yet-
kili hakime bildirir; hakim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa,
toplatma kararı hükümsüz sayılır.
Süreli veya süresiz yayınların suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle
zapt ve müsaderesinde genel hükümler uygulanır.
Türkiye'de yayımlanan süreli yayınlar, Devletin ülkesi ve milliyetle bölün-
mez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel ilkelerine, milli güvenliğe ve genel ahlaka
aykırı yayımlardan mahkum olma halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatı-
labilir. Kapatılan süreli yayının açıkca devamı niteliğini taşıyan her türlü ya-
yın yasaktır; bunlar hakim kararıyla toplatılır.
B.Süreli ve süresiz yayın hakkı
Madde 29- Süreli veya süresiz yayın önceden izin alma ve mali teminat yatır-
ma şartına bağlanamaz.
Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, ka-
nunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin
kanuna aykırılığının tesbiti halinde yetkili merci, yayının durdurulması için
mahkemeye başvurur.
Süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları, mali kaynakları ve gazeteci-
lik mesleği ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve ka-
naatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekono-
mik, mali ve teknik şartlar koyamaz.
Süreli yayınlar, Devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı
kurumların araç ve imkanlarından eşitlik esasına göre yararlanır.
C.Basın araçlarının korunması
Madde 30- Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve
eklentileri, Devletin ülkesi ve milliyetiyle bölünmez bütünlüğü, Cumhuriyetin
temel ilkeleri ve milli güvenlik aleyhine işlenmiş bir suçtan mahkum olma hali
hariç, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez ve işletilmekten
alıkonulamaz.
D.Kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme araçlarından
yararlanma hakkı
Madde 31- Kişiler ve siyasi partiler, kamu tüzel kişilerinin elindeki basın
dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu ya-
rarlanmanın şartları ve usulleri kanunla düzenlenir.
Kanun, 13 üncü maddede yer alan genel sınırlamalar dışında bir sebebe daya-
narak, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve
kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz.
E. Düzeltme ve cevap hakkı
Madde 32 - Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şerefleri-
ne dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hal-
lerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.
Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine ha-
kim tarafından ilgilinin müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisin-
de karar verilir.
XI. Toplantı hak ve hürriyetleri
A. Dernek kurma hürriyeti
Madde 33 - Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.
Dernek kurabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda be-
lirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna
aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, derneğin faaliyetinin durdurulması
veya kapatılması için mahkemeye başvurur.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Dernek
kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda
gösterilir.
(Dördüncü ve beşinci fıkralar mülga: 23/7/1995 - 4121/2 md.)
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/2 md.) Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde
hakim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, milli gü-
venliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut
yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci,
derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört
saat içerisinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını kırksekiz saat
içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/2 md.) Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve
kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet me-
murlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/2 md.) Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili
olarak da uygulanır.
B. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı
Madde 34 - Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve
gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Şehir düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yetkili idari merci, gösteri
yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergahı tespit edebilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulana-
cak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Kanunun gösterdiği yetkili merci, kamu düzenini ciddi şekilde bozacak olay-
ların çıkması veya milli güvenlik gereklerinin ihlal edilmesi veya Cumhuriyetin
ana niteliklerini yoketme amacını güden fiillerin işlenmesinin kuvvetle muhte-
mel bulunması halinde belirli bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabi-
lir veya iki ayı aşmamak üzere erteleyebilir. Kanunun, aynı sebeplere dayalı
olarak bir il'e bağlı ilçelerde bütün toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasak-
lanmasını öngördüğü hallerde bu süre üç ayı geçemez.
Dernekler, vakıflar, sendikalar ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuru-
luşları kendi konu ve amaçları dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleye-
mezler.
XII. Mülkiyet hakkı
Madde 35 - Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
XIII. Hakların korunması ile ilgili hükümler
A. Hak arama hürriyeti
Madde 36 - Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı
mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
B. Kanuni hakim güvencesi
Madde 37 - Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önü-
ne çıkarılamaz.
Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma
sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
C. Suç ve cezalara ilişkin esaslar
Madde 38 - Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı
bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç
için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da yuka-
rıdaki fıkra uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda
bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Ceza sorumluluğu şahsidir.
Genel müsadere cezası verilemez.
İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygula-
yamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar ge-
tirilebilir.
Vatadaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye geri verilemez.
XIV. İspat hakkı
Madde 39 - Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin
yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan ısnatlardan dolayı açılan hakaret
davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki
hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığı-
nın anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olma-
sına bağlıdır.
XV. Temel hak ve hürriyetlerin korunması
Madde 40 - Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes,
yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına
sahiptir.
Kişinin, resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı
zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili
görevliye rücu hakkı saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
SOSYAL VE EKONOMİK HAKLAR VE ÖDEVLER
I. Ailenin korunması
Madde 41 - Aile, Türk toplumunun temelidir.
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korun-
ması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli
tedbirleri alır, teşkilatı kurar.
II. Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi
Madde 42- Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim
hakkının kapsamı kanunla tesbit edilir ve düzenlenir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş
bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.
Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.
İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okulla-
rında parasızdır.
Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları
ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir.
Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sür-
dürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Dev-
let, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak
tedbirleri alır.
Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme
ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun en-
gellenemez.
Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşla-
rına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumların-
da okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların
tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri sak-
lıdır.
III. Kamu yararı
A. Kıyılardan yararlanma
Madde 43 - Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen
sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişi-
lerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir.
B. Toprak mülkiyeti
Madde 44 - Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliş-
tirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı
bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbir-
leri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre topra-
ğın ge-
*
nişliğini tesbit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye
toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve
yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına
devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebi-
lir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına
ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.
C. Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması
Madde 45- Devlet, tarım arazileri ile çayır ve mer'aların amaç dışı kulla-
nılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun ola-
rak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla
uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını
kolaylaştırır.
Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değer-
lerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.
D. Kamulaştırma
Madde 46 - Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği haller-
de, karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmazmalla-
rın tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamu-
laştırmaya ve bunlar üzerinde idari irtifaklar kurmaya yetkilidir.
Kamulaştırma bedelinin hesaplanma tarz ve usulleri kanunla belirlenir. Kanun
kamulaştırma bedelinin tespitinde vergi beyanını, kamulaştırma tarihindeki resmi
makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini, taşınmaz malların birim fiyatlarını ve
yapı maliyet hesaplarını ve diğer objektif ölçüleri dikkate alır. Bu bedel ile
vergi beyanındaki kıymet arasındaki farkın nasıl vergilendirileceği kanunla gös-
terilir.
Kamulaştırma bedeli, nakden ve peşin olarak ödenir.Ancak tarım reformunun
uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskan projelerinin gerçekleş-
tirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıy-
la kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Ka-
nunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yı-
lı aşamaz; bu taktirde taksitler eşit olarak ödenir ve peşin ödenmeyen kısım
Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddine bağlanır.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye
ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.
E. Devletleştirme
Madde 47 - Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının
zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir.
Devletleştirme gerçek karşılığı üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın hesap-
lanma tarzı ve usulleri kanunla düzenlenir.
IV. Çalışma ve sözleşme hürriyeti
Madde 48 - Herkes,dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahip-
tir.Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.
Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara
uygun yürümesini,güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri
alır.
*
V. Çalışma ile ilgili hükümler
A. Çalışma hakkı ve ödevi
Madde 49 - Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.
Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştir-
mek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elve-
rişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.
Devlet, işçi - işveren ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolay-
laştırıcı ve koruyucu tedbirler alır.
B. Çalışma şartları ve dinlenme hakkı
Madde 50 - Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırıla-
maz.
Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartla-
rı bakımından özel olarak korunurlar.
Dinlenmek çalışanların hakkıdır.
Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları
kanunla düzenlenir.
C. Sendika kurma hakkı
Madde 51 - İşçiler ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik
ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksı-
zın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma hakkına sahiptirler.
Sendikalar veya üst kuruluşlarını kurabilmek için kanunun gösterdiği bilgi
ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi
ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, sendika veya
üst kuruluşun faaliyetinin durdurulması veya kapatılması için mahkemeye başvu-
rur.
Sendikalara üye olmak ve üyelikten ayrılmak serbesttir.
Hiç kimse sendikaya üye olmaya, üye kalmaya, üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
İşçiler ve işverenler aynı zamanda birden fazla sendikaya üye olamazlar.
Herhangi bir iş yerinde çalışabilmek, işçi sendikasına üye olmak veya olma-
mak şartına bağlanamaz.
İşçi sendika ve üst kuruluşlarında yönetici olabilmek için, en az on yıl
bilfiil işçi olarak çalışmış olma şartı aranır.
Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Anayasa'da
belirlenen Cumhuriyetin niteliklerine ve demokratik esaslara aykırı olamaz.
D. Sendikal faaliyet
Madde 52 - (Mülga: 23/7/1995 - 4121/3 md.)
VI. Toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt
A. Toplu iş sözleşmesi hakkı
Madde 53 - İşçiler ve işverenler,karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durum-
larını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hak-
kına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.
(EK: 23.7.1995-4121/4 md.) 128 inci maddenin ilk fıkrası kapsamına giren
kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan
ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine tabi
olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvu-
rabilir ve İdareyle amaçları doğrultusunda toplu görüşme yapabilirler. Toplu
görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca
imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni düzenlemenin yapılabil-
mesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat
metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak
bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına
ilişkin usuller kanunla düzenlenir.
Aynı iş yerinde, aynı dönem için, birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz
ve uygulanamaz.
B. Grev hakkı ve lokavt
Madde 54 - Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması
halinde işçiler grev hakkına sahiptirler. Bu hakkın kullanılmasının ve işvere-
nin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla dü-
zenlenir.
Grev hakkı ve lokavt iyiniyet kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve
milli serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz.
Grev esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu
hareketleri sonucu, grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddi zarardan sen-
dika sorumludur.
Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği haller ve işyerleri
kanunla düzenlenir.
Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda erteleme-
nin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safha-
sında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Ku-
rulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.
Yüksek hakem kurulunun kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.
Siyasi amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev ve lokavtı, genel grev ve lo-
kavt, işyeri işgali, işi yavaşlatma, verimi düşürme ve diğer direnişler yapıla-
maz.
Greve katılmayanların işyerinde çalışmaları, greve katılanlar tarafından
hiç bir şekilde engellenemez.
VII. Ücrette adalet sağlanması
Madde 55 - Ücret emeğin karşılığıdır.
Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri
ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.
Asgari ücretin tespitinde ülkenin ekonomik ve sosyal durumu gözönünde bu-
lundurulur.
VIII. Sağlık, çevre ve konut
A. Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması
Madde 56 - Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek
Devletin ve vatandaşların ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağla-
mak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleş-
tirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzen-
ler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumların-
dan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.
*
Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla
genel sağlık sigortası kurulabilir.
B. Konut hakkı
Madde 57 - Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir
planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca
toplu konut teşebbüslerini destekler.
IX. Gençlik ve spor
A. Gençliğin korunması
Madde 58 - Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin
müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda ve Devletin ül-
kesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşle-
re karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.
Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk,
kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli ted-
birleri alır.
Sporun geliştirilmesi
Madde 59 - Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını
geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.
Devlet başarılı sporcuyu korur .
X. Sosyal güvenlik hakları
A. Sosyal güvenlik hakkı
Madde 60 - Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.
B. Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler:
Madde 61 - Devlet harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malül
ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.
Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı
tedbirleri alır.
Yaşlılar, Devletçe korunur, Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer
haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.
Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü
tedbiri alır.
Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.
C. Yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşları
Madde 62 - Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile bir-
liğinin, çocuklarının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenlikle-
rinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı
olunması için gereken tedbirleri alır.
XI. Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması
Madde 63 - Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin
korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.
Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınır-
lamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyet-
ler kanunla düzenlenir.
XII. Sanatın ve sanatçının korunması
Madde 64 - Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserleri-
nin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisi-
nin yayılması için gereken tedbirleri alır.
XIII. Sosyal ve ekonomik hakların sınırı
Madde 65 - Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen gö-
revlerini, ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek, mali kaynaklarının yeter-
liliği ölçüsünde yerine getirir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
SİYASİ HAKLAR VE ÖDEVLER
I. Türk vatandaşlığı
Madde 66 - Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. Yabancı babadan ve Türk anadan
olan çocuğun vatandaşlığı kanunla düzenlenir.
Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belir-
tilen hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatan-
daşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapa-
tılamaz.
II. Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları
Madde 67 - Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme, se-
çilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma
ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/5 md.) Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit,
gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yö-
netim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaş-
larının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri
belirler.
(Değişik: 23/7/1995-4121/5 md.) Onsekiz yaşını dolduran her Türk vatanda-
şı seçme ve halkoylamasına katılma haklarına sahiptir.
Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/5 md.) Silah altında bulunan er ve erbaşlar
ile askeri öğrenciler, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kulla-
namazlar. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan tutukluların seçme
haklarını kullanmalarında, oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti açısın-
dan alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilir
ve görevli hakimin yerinde yönetim ve denetimi altında yapılır.
(Ek: 23/7/1995 - 4121/5 md.) Seçim kanunları, temsilde adalet ve yöne-
timde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir.
III. Siyasi partilerle ilgili hükümler
A.Parti kurma, partilere girme ve partilenden ayrılma (1)
Madde 68 - (Değişik: 23/7/1995-4121/6 md.)
Vatandaşlar, siyasi parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve parti-
lerden ayrılma hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını dol-
durmuş olmak gerekir.
Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Siyasi partiler önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hüküm-
leri içerisinde faaliyetlerini sürdürürler.
Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlı-
ğına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hu-
kuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet
ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür
diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik
edemez.
Hakimler ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu
kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakı-
mından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler men-
supları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasi partilere üye olamazlar.
Yüksek öğretim elemanlarının siyasi partilere üye olmaları ancak kanunla
düzenlenebilir. Kanun bu elemanlarının, siyasi partilerin merkez organları dı-
şında kalan parti görevi almalarına cevaz veremez ve parti üyesi yüksek öğretim
elemanlarının yüksek öğretim kurumlarında uyacakları esasları belirler.
Yüksek öğretim öğrencilerinin siyasi partilere üye olabilmelerine ilişkin
esaslar kanunla düzenlenir.
Siyasi partilere, Devlet, yeterli düzeyde ve hakça mali yardım yapar. Par-
tilere yapılacak yardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu
esaslar kanunla düzenlenir.
B. Siyasi partilerin uyacakları esaslar
Madde 69 - (Değişik: 23/7/1995 - 4121/7 md.)
Siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları de-
mokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.
Siyasi partiler, ticari faaliyetlere girişemezler.
Siyasi partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir.
Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasi partile-
rin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu
hususun denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda
gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştaydan
yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar kesin-
dir.
Siyasi partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı
dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.
Bir siyasi partinin tüzüğü ve programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası
hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.
Bir siyasi partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı
eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin
işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi ha-
linde karar verilir.
Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz.
Bir siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep
olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin
kesin kararının Resmi Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş
yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi ola-
mazlar.
Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olma-
yan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partiler temelli olarak
kapatılır.
Siyasi partilerin kuruluş ve çalışmaları, denetlenme ve kapatılmaları ile
siyasi partilerin ve adayların seçim harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar
çerçevesinde kanunla düzenlenir.
IV. Kamu hizmetlerine girme hakkı
A.Hizmete girme
Madde 70 - Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.
Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım
gözetilemez.
B. Mal bildirimi
Madde 71 - Kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde bulunmaları ve bu bil-
dirimlerin tekrarlanma süreleri kanunla düzenlenir. Yasama ve yürütme organla-
rında görev alanlar, bundan istisna edilemez.
----------------------
(1) Bu madde başlığı 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
V. Vatan hizmeti
Madde 72 - Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı
Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş
sayılacağı kanunla düzenlenir.
VI. Vergi ödevi
Madde 73 - Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, ver-
gi ödemekle yükümlüdür.
Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal ama-
cıdır.
Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değişti-
rilir veya kaldırılır.
Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve
indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve
aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.
VII. Dilekçe hakkı
Madde 74 - Vatandaşlar, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayet-
leri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile baş-
vurma hakkına sahiptir.
Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, dilekçe sahiplerine yazılı olarak
bildirilir.
Bu hakkın kullanılma biçimi kanunla düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
CUMHURİYETİN TEMEL ORGANLARI
BİRİNCİ BÖLÜM
YASAMA
I. Türkiye Büyük Millet Meclisi
A. Kuruluşu:
Madde 75 - (Değişik: 23/7/1995 - 4121/8 md.)
Türkiye Büyük Millet Meclisi, genel oyla seçilen beşyüzelli milletvekilinden
oluşur.
B. Miletvekili seçilme yeterliliği
Madde 76 - Otuz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.
En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, yükümlü olduğu askerlik hizme-
tini yapmamış olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam
bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zim-
met, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık,sahtecilik, inancı kö-
tüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmi iha-
le ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, ideolojik
veya anarşik eylemlere katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından
biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemez-
ler.
Hakimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim ku-
rumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve
kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından
işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları,
görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler.
C. Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçim dönemi
Madde 77 - Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçimleri beş yılda bir yapılır.
Meclis, bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine karar verebileceği gibi,
Anayasada belirtilen şartlar altında Cumhurbaşkanınca verilecek karara göre de
seçimler yenilenir. Süresi biten milletvekili yeniden seçilebilir.
Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine
kadar sürer.
D. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin geriye bırakılması ve ara
seçimleri
Madde 78 - Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkan görülmezse,
Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar
verebilir.
Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu
işlem tekrarlanabilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara se-
çime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden
otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye
tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapıl-
masına karar verilir.
Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçimi yapılamaz.
E. Seçimlerin Genel yönetim ve denetimi
Madde 79 - Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında
yapılır.
Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve
dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve se-
çimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzluklar, şikayet ve itirazları
inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin se-
çim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Ku-
rulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.
Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanun-
la düzenlenir.
Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşur. Üyelerin altısı
Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tamsayı-
larının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler, salt çoğunluk ve
gizli oyla aralarından bir başkan ve bir başkanvekili seçerler.
Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştaydan seçilmiş üyeler arasından ad
çekme ile ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Başkanvekili
ad çekmeye girmezler.
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların halkoyuna sunulması işlemleri-
nin genel yönetim ve denetimi de milletvekili seçimlerinde uygulanan hükümlere
göre olur.
F. Üyelikle ilgili hükümler
1. Milletin temsili
Madde 80 - Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya
kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler.
2. Andiçme
Madde 81 - Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri göreve başlarken aşağıdaki
şekilde andiçerler:
"Devletin varlığı ve bağımsızlığını vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü-
nü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne,
demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağı-
ma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin
insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya
sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine
andiçerim"
3. Üyelikle bağdaşmayan işler
Madde 82 - Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri. Devlet ve diğer kamu tüzel-
kişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda; Devletin veya diğer kamu tüzelkişile-
rinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda;
özel gelir kaynakları ve özel imkanları kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan
derneklerin ve Devletten yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların, ka-
mu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuru-
luşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurul-
larında görev alamazlar, vekili olamazlar, herhangi bir taahhüt işini doğrudan
veya dolaylı olarak kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik yapamazlar.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama
veya onanmasına bağlı resmi veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler.
Bir üyenin belli konuda ve altı ayı aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca verilecek
geçici bir görevi kabul etmesi, Meclisin kararına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği ile bağdaşmayan diğer görev ve işler
kanunla düzenlenir.
4. Yasama dokunulmazlığı
Madde 83 - Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki
oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkan-
lık Divanının teklifi üzerine Meclisce başka bir karar alınmadıkça bunları Mec-
lis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.
Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili,
Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargı-
lanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına
başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün
dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya
Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek zorundadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra
verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine
bırakılır; üyelik süresince zamanaşımı işlemez.
Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin ye-
niden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisindeki siyasi parti gruplarınca, yasama dokunul-
mazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
5. Milletvekilliğinin düşmesi (1)
Madde 84 - (Değişik: 23/7/1995 - 4121/9 md.)
İstifa eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli
olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit edildikten
sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlaştırılır.
-------------
(1) Bu madde başlığı, 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi
ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi,
bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur.
82 nci maddeye göre milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hiz-
meti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine,
yetkili komisyonun bu durumu tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli
oyla karar verir.
Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içerisinde top-
lam beş birleşim günü katılmayan milletvekilinin milletvekilliğinin düşme-
sine, durumun Meclis Başkanlık Divanınca tespit edilmesi üzerine, Genel Ku-
rulca üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyuyla karar verilebilir.
Partisinin temelli kapatılmasına beyan ve eylemleriyle sebep olduğu
Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararında belirtilen
milletvekilinin milletvekilliği, bu kararın Resmi Gazetede gerekçeli olarak
yayımlandığı tarihte sona erer. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bu
kararın gereğini derhal yerine getirip Genel Kurula bilgi sunar.
6. İptal istemi
Madde 85- (Değişik: 23/7/1995 - 4121/10 md.)
Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine
84 üncü maddenin birinci, üçüncü veya dördüncü fıkralarına göre karar verilmiş
olması hallerinde, Meclis Genel Kurulu kararının alındığı tarihten başlayarak
yedi gün içerisinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın,
Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa
Mahkemesine başvurabilir. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini onbeş gün içeri-
sinde kesin karara bağlar.
7. Ödenek ve yolluklar
Madde 86 - Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yollukları ka-
nunla düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı en yüksek Devlet memurunun almakta oldu-
ğu miktarı, yolluk da ödenek miktarının yarısını aşamaz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine ödenecek ödenek ve yolluklar, kendi-
lerine sosyal güvenlik kuruluşları tarafından bağlanan emekli aylığı ve benzeri
ödemelerin kesilmesini gerektirmez.
Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı önceden ödenebilir.
II. Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri
A. Genel olarak
Madde 87 - Türkiye Büyük Millet Meclisinin gÖrev ve yetkileri, kanun koymak,
değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek; Bakanlar
Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe
ve kesinhesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve
savaş ilanına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun
bulmak, Anayasanın 14 üncü maddesindeki fiillerden dolayı hüküm giyenler hariç
olmak üzere, genel ve özel af ilanına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm ce-
zalarının yerine getirilmesine karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde ön-
görülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.
B. Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi
Madde 88 - Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkili-
dir.
Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul
ve esasları içtüzükle düzenlenir.
C. Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması
Madde 89 - Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince Kabul edilen ka-
nunları onbeş gün içinde yayımlar.
*
Yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu
hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, Türkiye Büyük Millet
Meclisine geri gönderir. Bütçe kanunları bu hükme tabi değildir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse,
kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni bir de-
ğişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri göndere-
bilir.
Anayasa değişikliklerine ilişkin hükümler saklıdır.
D. Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma
Madde 90 - TÜrkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası
kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisi-
nin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
Ekonomik, ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşma-
yan andlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi hal-
lerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak şar-
tıyla, yayımlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde bu andlaşmalar, yayımla-
rından başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunu-
lur.
Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun ver-
diği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik veya idari andlaşma-
ların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak,
bu fıkraya göre yapılan ekonomik, ticari veya özel kişilerin haklarını ilgilen-
diren andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.
Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında
birinci fıkra hükmü uygulanır.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmünde-
dir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvu-
rulamaz.
E. Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verme
Madde 91 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde
kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller sak-
lı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer
alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan si-
yasi haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez.
Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin, amacını, kapsamını,
ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp
çıkarılamayacağını gösterir.
Bakanlar Kurulunun istifası, düşürülmesi veya yasama döneminin bitmesi belli
süre için verilmiş olan yetkinin sona ermesine sebep olmaz.
Kanun hükmünde kararnamenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından süre
bitiminden önce onaylanması sırasında, yetkinin son bulduğu veya süre bitimine
kadar devam ettiği de belirtilir.
Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde Cumhurbaşkanının Başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarmasına ilişkin hükümler saklı-
dır.
Kanun hükmünde kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe
girerler. Ancak, kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de
gösterilebilir.
*
Kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde karamameler, Türkiye
Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle ve ivedilikle
görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler
bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın
Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul
edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmi Gazetede
yayımlandığı gün yürürlüğe girer.
F. Savaş hali ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme
Madde 92 - Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde savaş hali ilanına
ve Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası ne-
zaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ya-
bancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulun-
masına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde veya ara vermede iken ülkenin ani bir
silahlı saldırıya uğraması ve bu sebeple silahlı kuvvet kullanılmasına derhal
karar verilmesinin kaçınılmaz olması halinde Cumhurbaşkanı da, Türk Silahlı Kuv-
vetlerinin kullanılmasına karar verebilir.
III. Türkiye Büyük Millet Meclisinin faaliyetleri ile ilgili hükümler
A. Toplanma ve tatil
Madde 93 - (Değişik birinci fıkra: 23/7/1995 - 4121/11 md.) Türkiye Büyük
Millet Meclisi,her yıl Ekim ayının ilk günü kendiliğinden toplanır.
Meclis, bir yasama yılında en çok üç ay tatil yapabilir; ara verme veya ta-
til sırasında, doğrudan doğruya veya Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, Cumhur-
başkanınca toplantıya çağrılır.
Meclis Başkanı da doğrudan doğruya veya üyelerin beşte birinin yazılı istemi
üzerine, Meclisi toplantıya çağırır.
Ara verme veya tatil sırasında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinde, ön-
celikle bu toplantıyı gerektiren konu görüşülmeden ara verme veya tatile devam
edilemez.
B. Başkanlık Divanı
Madde 94 - Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı, Meclis üyeleri
arasından seçilen Meclis Başkanı, Başkanvekilleri, Katip üyeler ve İdare Amirle-
rinden oluşur.
Başkanlık Divanı, Meclisteki siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında
Divana katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur. Siyasi parti grupları Başkanlık
için aday gösteremezler.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı için, bir yasama döneminde iki
seçim yapılır. İlk seçilenlerin görev süresi iki, ikinci devre için seçilenlerin
görev süresi üç yıldır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan adayları, Meclis üyeleri içinden, Mecli-
sin toplandığı günden itibaren on gün içinde, Başkanlık Divanına bildirilir,
Başkan seçimi gizli oyla yapılır. İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve
üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt ço-
ğunluk sağ-
lanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır;
dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, Başkan seçilmiş olur. Başkan seçimi,
aday gösterme süresinin bitiminden İtibaren, on gün içinde tamamlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekillerinin Katip Üyelerinin ve idare
Amirlerinin adedi, seçim nisabı, oylama sayısı ve usulleri, Meclis İçtüzüğünde
belirlenir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başkanvekilleri, üyesi bulundukları
siyasi partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetleri-
ne; görevlerinin gereği olan haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamaz-
lar; Başkan ve oturumu yöneten Başkanvekili oy kullanamazlar.
C. İçtüzük siyasi parti grupları ve kolluk işleri
Madde 95 - Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarını, kendi yaptığı içtü-
zük hükümlerine göre yürütür.
İçtüzük hükümleri, siyasi parti gruplarının, Meclisin bütün faaliyetlerine
üye sayısı oranıda katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasi parti grup-
ları, en az yirmi üyeden meydana gelir.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütün bina, tesis, eklenti ve arazisinde
kolluk ve yönetim hizmetleri Meclis Başkanlığı eliyle düzenlenir ve yürütülür.
Emniyet ve diğer kolluk hizmetleri için yeteri kadar kuvvet ilgili makamlarca
Meclis Başkanlığına tahsis edilir.
D. Toplantı ve karar yeter sayısı
Madde 96 - Anayasada, başkaca bir hüküm yoksa, Türkiye Büyük Millet Meclisi
üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır ve toplantıya katılanların salt
çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsa-
yısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.
Bakanlar Kurulu üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin katılamadıkları
oturumlarında, kendileri yerine oy kullanmak üzere bir bakana yetki verebilir-
ler. Ancak bir bakan kendi oyu ile birlikte en çok iki oy kullanabilir.
E. Görüşmelerin açıklığı ve yayımlanması:
Madde 97 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki görüşmeler açıktır
ve tutanak dergisinde tam olarak yayımlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzük hükümlerine göre kapalı oturumlar yapa-
bilir, bu oturumlardaki görüşmelerin yayımı Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı-
na bağlıdır.
Meclisteki açık görüşmelerin, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üze-
rine Meclisce başkaca bir karar alınmadıkça, her türlü vasıta ile yayımı ser-
besttir.
IV. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları
A. Genel olarak
Madde 98 - Türkiye Büyük Millet Meclisi soru, Meclis araştırması, genel gö-
rüşme, gensoru ve Meclis soruşturması yollarıyla denetleme yetkisini kullanır.
Soru, Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere
Başbakan veya bakanlardan bilgi istemekten ibarettir.
Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinilmek için yapılan inceleme-
den ibarettir.
Genel görüşme, toplumu ve Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir
konunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülmesidir.
Soru Meclis araştırması ve genel görüşme ile ilgili önergelerin verilme
şekli, içeriği ve kapsamı ile cevaplandırılma, görüşme ve araştırma yöntemleri
Meclis İçtüzüğü ile düzenlenir.
B. Gensoru
Madde 99 - Gensoru önergesi, bir siyasi parti grubu adına veya enaz yirmi
milletvekilinin imzasıyla verilir.
Gensoru önergesi, verilişinden sonraki üç gün içinde bastırılarak üyelere
dağıtılır; dağıtılmasından itibaren on gün içinde gündeme alınıp alınmayacağı
görüşülür. Bu görüşmede, ancak önerge sahiplerinden biri, siyasi parti grupları
adına birer milletvekili, Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir bakan konuşa-
bilir.
Gündeme alma kararıyla. birlikte, gensorunun görüşülme günü de belli edilir;
ancak gensorunun görüşülmesi, gündeme alma kararının verildiği tarihten başlaya-
rak iki gün geçmedikçe yapılamaz ve yedi günden sonraya bırakılamaz.
Gensoru görüşmeleri sırasında üyelerin veya grupların verecekleri gerekçeli
güvensizlik önergeleri veya Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtik-
ten sonra oylanır.
Bakanlar Kurulunun veya bir bakanın düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt
çoğunluğuyla olur; oylamada yalnız güvensizlik oyları sayılır.
Meclis çalışmalarının dengeli olarak yürütülmesi amacına ve yukarıdaki ilke-
lere uygun olmak kaydıyla gensoru ile ilgili diğer hususlar içtüzükle belirle-
nir.
C. Meclis soruşturması
Madde 100 - Başbakan veya bakanlar hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisi
üye tamsayısının en az onda birinin vereceği önerge ile, soruşturma açılması
istenebilir. Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve karara bağlar.
Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin
güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak göstere-
cekleri adaylar arasından her parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak
onbeş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma
sonucunu belirtilen raporunu iki ay içinde Meclise sunar. Soruşturmanın bu süre-
de bitirilememesi halinde, komisyona iki aylık yeni ve kesin bir süre verilir.
Meclis, raporu öncelikle görüşür ve gerek gördüğü takdirde ilgilinin Yüce
Divana sevkine karar verir. Yüce Divana sevk kararı ancak üye tamsayısının salt
çoğunluğu ile alınır.
Meclisteki siyasi parti gruplarında, Meclis soruşturması ile ilgili görüşme
yapılamaz ve karar alınamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
YÜRÜTME
1. Cumhurbaşkanı
A. Nitelikleri ve tarafsızlığı
Madde 101 - Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşını dol-
durmuş ve yükseköğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili
seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından yedi yıllık bir süre için
seçilir.
Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri dışından aday göste-
rilebilmesi, Meclis üye tamsayısının en az beşte birinin yazılı önerisiyle müm-
kündür.
Bir kimse, iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez.
Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve TÜrkiye BÜyük
Millet Meclisi Üyeliği sona erer.
B. Seçimi
Madde 102 - Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının
üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi top-
lantı halinde değilse hemen toplantıya çağrılır.
Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından otuz gün önce veya Cumhurbaş-
kanlığı makamının boşalmasından on gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır
ve seçime başlama tarihinden itibaren otuz gün içinde sonuçlandırılır.Bu sürenin
ilk on günü içinde adayların Meclis Başkanlık Divanına bildirilmesi ve kalan
yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması gerekir.
En az üçer gün ara ile yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının
üçte iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir, üçüncü oylamada üye
tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Bu oy-
lamada üye tamsayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde üçüncü oylamada en
çok oy almış bulunan iki aday arasında dördüncü oylama yapılır, bu oylamada da
üye tamsayısının salt çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde derhal
Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilenir.
Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan
Cumhurbaşkanının görevi devam eder.
C. Andiçmesi
<